Minnettarım

Ben Naz. 18 yaşındayım ve size hayatımın en acı zamanlarından bahsedeceğim. 11 yaşındaydım okul çıkışı eve doğru yürüyordum. Çok tanıdık bir sima görmüştüm ve uzun bir süre ona doğru baktım ama kim olduğunu anlayamadım. Karşıdan karşıya geçerken bir araba bana çarptı ve ben doğal olarak yere düştüm. Herkes yardım etmek için başıma toplanmıştı ve gözlerimi açtığımda bana bakan bir çift göz gördüm. Ne olduğunu anlamaya çalışırken koşar adımlarla uzaklaştı. Evet, hatırladım onu. Onu tanıyorum. Beni hastaneye götürdüler. Bazı kontroller yapıldıktan sonra annem ve babam ile birlikte eve döndüm. Uyumak için odama gitmiştim fakat hala o gözlerin kime ait olduğunu anımsamaya çalışıyordum. Uyuyamayınca telefonumu aldım ve bir mesaj gördüm. “Merhaba! Nasılsın?” yazıyordu. Bunun o gözlerin sahibi olduğunu düşünmüştüm ve kim olduğunu sormuştum. Bana adının Bertuğ olduğunu söyledi. Baya uzun bir süre konuştuk ve çok yakın arkadaş olduk. Bundan birkaç ay sonra bir dışarı çıkmıştım her hafta buluştuğumuz kafeye doğru yürüyordum bir anda yere yığıldım ve beni görmüş bana doğru koşmaya başlamış. Bana anlatılanlara bu yöndeydi yani. Hastanede açmıştım gözlerimi. Bacaklarımı hissetmiyordum. Çokta yorgundum . Bana neler olduğundan bahsettiler. Bacaklarımı bir süre kullanamayacağımdan bahsettiler. Dünyam başıma yıkılmıştı resmen. Çok üzgündüm. Bundan sonraki yaşamımı nasıl devam ettireceğimi, neler yapacağımı ve en önemlisi nelerle yüzleşeceğim hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Bertuğ benim her anımda yanımdaydı. Benimle çok ilgilenmiş, gülümsemelerimin nedeni olmuştu. Şimdi 18 yaşındayım. Üniversiteye başlamama az kaldı ve çok heyecanlıyım. Bertuğ’ya minnet borcum var ve o da iyi ki var. Hayatınızda sizi asla yarı yolda bırakmayacak, en zor anınızda yanınızda olacak kişilere yer verin. Yalan dostluklarla işiniz olmasın.

tekerlekli sandalyede oturan kadın ile ilgili görsel sonucu

(Visited 60 times, 1 visits today)