MÜMKÜN MÜ?

Asya hızla koşuyordu. Eve vardığında kan ter içinde kalmıştı. Hemen odasına çıkıp dolaptan birkaç giysi aldı ve hangisini buluşma için giyeceğini seçti. Bir yanda yeşil, parlak bir elbise diğer yanda ise siyah, mat bir elbise vardı. O, yeşil olanı tercih etti. Annesini ve babasını mı merak ettiniz? Onlar iş seyahatindeydi. Bu arada Asya evden hızlıca çıktı çünkü arkadaşlarıyla bir buluşması vardı. Arkadaşlarıyla bir restoranda buluştu. Yemeklerini sipariş ettiler ve beklerken sohbet etmeye karar verdiler. Herkes hayallerinden bahsediyordu. Sıra Asya’ya gelince Asya, “Ben bir bilgisayar programcısı olmak istiyorum.” dedi. Arkadaşları da alaycı bir bakışla “Sen bunu yapamazsın ki!” dediler aynı anda. Asya çok sinirlenmişti. Telefonuna bir mesaj gelmiş gibi davranarak, “Kızlar benim gitmem gerek, yarın yazılı var. Çalışmam lazım.” deyip apar topar restorandan çıktı. Asya eve geldiğinde aklından şunu geçirmişti: “Yoluma taş koymak isteyen ne kadar çok insan var, bakalım becerebilecekler mi?”. Ardından restoranda yemek yiyemediği için evde hemen kendine bir salata yapıp yedi. Sonrasında bilgisayarın başına oturdu. “Bilgisayar Programcısı Nasıl Olunur?” adlı bir video izledi. Bu video sayesinde ona yarayacak uygulamaların isimlerini öğrendi. Ardından bulduğu bu uygulamaların nasıl kullanıldığı hakkında videolar izledi. Yaklaşık 7-8 ay kadar bu uygulamalara çalıştı. Artık neredeyse bir uygulama yazacak düzeye gelmişti. Hatta uygulama yazma çalışmalarına başlamıştı bile. Tabii ki buralara o kadar kolay gelmedi. Neredeyse bu 7-8 ay boyunca her hafta bir kere bilgisayar programcısı yarışmalarına katılmaya çalışıyordu. Uygulamayı yaklaşık bir yıl kadar sürede yazdı. Uygulama gün geçtikçe popülerleşmişti. Uygulama normal bir yaşam hakkındaydı ve bir simülasyon oyunuydu. Bir ay sonra simülasyon sıralamasında 1. sırada yer aldı. Asya arkadaşlarıyla bir buluşma planladı. Buluşmayı yine aynı restoranda yaptılar. Arkadaşları yine hayalleri hakkında konuşuyorlardı. Zeynep bir anda araya girdi ve “Ben şu birinci simülasyon kategorisinde yer alan oyunu çok seviyorum. Mükemmel bir oyun. Siz hiç oynadınız mı?” dedi. Selen de “Evet gerçekten güzel bir oyundu.” dedi. Sıra Asya’ya gelince Asya ise “Bu oyunu ben yazdım, siz bana yapamazsın dediniz hatta o da yetmezmiş gibi ben bu oyunun yazılımını yazarken beni arayıp hayallerini gerçekleştirdin mi, diye dalga geçtiniz. Artık sizinle arkadaş olmayacağım, bitti.” diyerek yine apar topar çıktı. Eve mutlu bir şekilde giden Asya’yı arkadaşları telefondan aradılar. Telefonu açan Asya’ya Selen, “Asya özür dileriz. Biz sadece seni kıskandık. Kendimizin yapamayacağı bir şeyi senin yapmanı hazmedemiyorduk. Seni o kadar kıskanıyorduk ki…” dedi. Ardından Zeynep de “Gerçekten çok özür dileriz lütfen bizi affet.” diye ekledi. Asya dayanamayıp arkadaşlarını affetti. Kısacası uzak ve imkansız görünen bir şey, bir anda yakın ve mümkün görülebilir. Kim ne derse desin kendinize inanmaktan vazgeçmeyin!

(Visited 17 times, 1 visits today)