Nasıl Bir Tatil Tercih Ederdiniz

6 yaşımdan beri her yaz benzer şeyler yaparak geçiriyorum; en başta Erzincan’da 2 hafta geçiririz, sonrasında Rize’de 40 kişilik büyük bir buluşmamız olur ve 1 haftaya yakın da orada zaman geçiririz, sonra Erzincan ve Ankara’da birer gün kaldıktan sonra geri kalan tatilimizi de Balıkesir’de dedemlerle yazlıkta geçiririz.
Her sene bu rutini uygulamayı çok severim aslında ama bazen yurt dışında bir tatil olanağım olsa nasıl değerlendirirdim diye düşünmeden de edemiyorum.
Yurt dışında birçok farklı yerde farklı şekillerde tatil yapma olanağımız var. Örneğin Güney kıyılarındaki bir sahilde şezlongunda uzanırken bir elinde soğuk meşrubatın diğer elinde kitabın keyifli bir şekilde vakit geçirebilirsin veya sıcaktan sıkıldım bana soğuk yerler lazım diyorsan da Norveç ve çevresi hem kültürel açıdan hem de estetik açıdan tam senlik olabilir. Son olarak Avrupa’da kendine tarih ve kültür kokan ve seni bilgi ve genel kültür bakımından çok farklı yerlere taşıyabilecek hayata bakışını değiştirecek bir tatil düşünebilirsin.
Ben tam emin olmamakla beraber Avrupa’da kültür dolu bir tatili tercih ederdim. Hem bilgilenip hem de eğlenebilme şansım varken başka bir şey tercih etmem biraz saçma bir tercih olurdu. Ama böyle bir şansım olsa tek bir ülkeyle sınırlı kalmak istemezdim. Sırbistan’dan başlarım Belgrad’da bir Partizan maçı izler sonra ise Knez Mihailova Caddesi’nde biraz gezer ve alışveriş yapardım. Oradan Avrupa’daki favori şehrim olan Prag’a gider ve Eski Şehir Meydanına gidip bir kere daha mimarisiyle büyülenirdim. İtalya Venedik’te güzel bir kanal turu sonrası son durağım olan İspanya Madride giderim. Bir kere el clasico izlemeden olmaz zaten. Bu sayede de Santiago Bernabéu Stadyumunu gezme şansı da bulmuş olurum. Ardından Casa de Campo boyunca dolaşır hayvanat bahçesini ve eğlence merkezlerini ziyaret ederdim. Zaten şehrin mimarisinden ve düzeninden hiç bahsetmiyorum bile.
Bir diğer yandan Miami kıyılarında dolaşıp sörf yapmak da çok cazip geliyor. Her zaman sevdiğim ve yapmak istediğim bir spor olan sörf için adeta biçilmiş bir kaftan Miami sahilleri. Sadece sahilleri ile anılan Miami’ye haksızlık yapmamak lazım çünkü içinde birçok gezilip görülecek yer de bulunduruyor ve benim en çok merak ettiğim Miami Seaquarium’da yapılan gösteriler. 50den fazla omurgasız hayvan türüne ev sahipliği yapan Miami Seaquarium bence Miami’deki gezilip görülebilecek güzel bir yer.
Kısacası çok fazla seçenek var ve bu seçenekleri değerlendirmek bizim elimizde ben yukarıda da belirttiğim gibi Avrupa’nın kültür dolu sokaklarını tercih ederdim .

(Visited 16 times, 1 visits today)