Ne Onunla Ne de Onsuz

Altı üstü 4 heceli bir kelime teknoloji ama baktığımızda hepimizi avcunun içine almış durumda. Sabahları akıllı saatlerimizin ziliyle uyanıyor, tost makinesinde tostumuzu yapıyor, uzaktan kumanda ile televizyonu açıyoruz. Bir tuşla bulaşıklarımız ve çamaşırlarımız tertemiz oluyor, son bölümünü kaçırdığımız çizgi filmi internetten izliyoruz. Peki ya teknoloji olmasaydı? Sabah uyanmak için muhtemelen bahçedeki horozun ötmesini bekler, kışsa sobayı yakıp üzerine ekmekleri koyar, buz gibi suyla yüzümüzü yıkardık. Bulaşıklar bahçedeki kuyudan çekilen suyla yıkanır, annemiz çamaşırlarımızı yıkamak için kocaman bir leğende kirli çamaşırlarla uğraşıp dururdu. Çocuk olmak nasıl bir şey olurdu acaba? Şimdiki gibi saatlerce ekran başında kalmaz, oyunlarımızı gerçek hayatta oynardık. Mesela saklambaç, yakalamaca, yerden yüksek… Akşamları oynamaktan yorgun düşer, erkenden uyuyakalırdık. Sürekli hareket ettiğimiz için sağlıklı vücut yapılarımız olurdu. İşlenmiş gıdalar olmadığı için sağlıklı beslenirdik. Ama okula gitmek için belki saatlerce yürümek zorunda kalır, soba ile ısınan sınıfımızda soğuktan donarak ders dinlemek zorunda kalırdık. Annemiz bizi bir kova suyla banyo yaptırmak zorunda kalırdı. Lamba yerine mum ışığında ders çalışırdık. Hastalandığımızda ilaç ve doktorsuz iyileşmeye çalışırdık. Aslında tamamen bağımlısı olmasak teknoloji bizi çok daha rahat yaşatan imkanlar sunuyor. Önemli olan teknolojiden ne kadar faydalanmamız gerektiği. Bunun için de sanırım annemin bana sürekli söylediği şu söz çok faydalı olacaktır: Azı karar, çoğu zarar:)

(Visited 9 times, 1 visits today)