NÜFUSUN ETKİSİ

 

NÜFUSUN ETKİSİ

   Yaşayan toplumlarda azınlık veya çoğunluk önem arz etmektedir. Bunların geneline ise nüfus adı verilir. Nüfus; bir bölgede, bir kentte ya da bir köyde yaşayanların, oturanların tümüne verilen addır. Kısaca tanımlamak gerekirse birey, kişidir nüfus. Her ülkenin, bölgenin, şehrin hatta bir mahallenin bile kendine has nüfusu vardır. Nüfus yoğunluklarının bu kadar farklı miktarlarda arz etmesinde temel neden insan-3coğrafya-doğal kaynak ilişkisidir

Bazı ülkelerde nüfuslar fazlalık gösterirken bazılarında ise çok az bir seviyede görülebilir. Çeşitli faktörler örneğin; iklim, yer şekilleri, bitki örtüsü nüfusu direk olarak etkileyen faktörler arasından sadece birkaçıdır.

 

 

 

Toplumların nüfusunu sayı yönünden (nitelik ve nicelik olarak) inceleyen bilime “Demografı” denir. Bu bilimin amacı ve konuları; doğum, ölüm, göç hareketleri, yaş, cinsiyet durumu, eğitim alma durumu ve etkileri, dini inançları, geleneklerine ve göreneklerine göre yaşama tarzları, aile yapıları, evlenme ve boşanma oranlan, ekonomik gelişme seviyesine etki eden işgücü miktarı, işsizlik oranları, bağımlılık oranları ve mesleklerine göre dağılımı olmak üzere pek çok konu nüfus yapısını etkileyerek, demografinin konusunu teşkil etmektir. Demografi bilimi istatistiklerden, anketlerden, nüfus sayımlarından yaralanarak nüfusun karakteristik yapılarını ortaya koymaya çalışır.

 

 

Bir ülkede nüfusu belirleyen temel faktör, doğum oranları ile ölüm oranları arasındaki farktır.  Bu fark artamaya başlar ise nüfus fazlalığı meydana gelir. Nüfus fazlalığının devamında ise açlık, işsizlik, dış göçler, kıtlıklar ortaya çıkar.  Bir diğer açıdan bakılırsa, artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde artırılamaması durumunda bireylerin hayat standartları ve ülkelerin refah düzeyi olumsuz etkilenecektir. Bu konuda Sahra altı, Afrika ülkelerinde ile kalkınma arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmaktadır. Panel veri analizi yöntemi ile yapılan bu ampirik araştırma için 1990-2017 dönemi verileri kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, nüfus artışı ile kalkınma arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Nüfus artışı ekonomi ile doğrudan orantılıdır. Nüfusu ekonomik büyüme için zararlı olarak değerlendiren görüşlerin temeli Malthus’a dayanmaktadır. Malthus arzı sınırlı gıda maddelerinin üretimi ile nüfus artış hızı arasında uzun dönemde bir denge olmadığını, sürekli ve hızla artan bir nüfusun insanlığı felakete sürükleyeceğini savunmuştur. Hızlı nüfus artışı, üretimde azalan verimler kanunun işlemesine neden olmakta ve kişi başına üretim düşmektedir.

 

 

Bir diğer nüfusu ilgilendiren etken ise nüfus azlığıdır. Nüfus azlığında, yoksul ülkelerde kadınların eğitim ve iş hayatına daha çok katılımı, daha iyi iş imkanları bulmaları ve doğum kontrolüne erişimin artması, daha az doğum, daha az çocuk ölümü olması bazı olumlu yönleridir. Küresel ısınma ve çevre rahatlaması da bunların arasındadır. Daha az insan toplu taşıma veya araba kullanacağından çevre ve ses kirliliğinde düşüşler görülür. Nüfus azlığı diğer ülkeleri, teknolojiyi takip edememe gibi olumsuz etkenleri beraberinde getirmektedir.

 

(Visited 8 times, 1 visits today)