ODA

Sessiz bir karanlıkta oturuyordum. Vızıltı sesleri vardı. Aklıma hocamızın dediği söz gelmişti. İçinde kitap olmayan bir oda ruhsuz bir beden gibidir, Marcus Tullius Cicero.
Aradan sessiz bir yarım saat geçmişti. Evde tektim. Kitap okuyamıyordum karanlık odamda her şey dağınıktı. Kendi kafamdaki döşemeyi yapmıştım. Çünkü kitap okumadan kendimi yine karanlıkta buluyordum. Çok sıkılıyordum. Kitap benim ruh ilacımdı. Ama sonunda istediğim döşemeyi yapınca karanlıktan kurtulmuştum. O sıkıcı hayattan, o ruhsuz hayattan. Bu benim ilacımdı. Kitap benim ruhuma bir ilaçtı. Artık kendimi sıkışmış, gergin, hayattan bıkmış hissetmiyordum. Çünkü ilacımı kullanıyordum. İnsanlara anlatmaya çalışıyordum anlamıyorlardı. Çok saçma deyip hepsi geçiyorlardı. Bu döşeme beni kurtarmıştı. Bu da benim hayatımın mesajıydı: Ümitle açılıp kazançla kapanan bir kitap iyi bir kitaptır.

(Visited 7 times, 1 visits today)