Öğrenciler

       Her gencin ya da her çocuğun kendi işinin olması ve kendi parasını kazanma isteği vardır. Çocukken başlar bu istek, gün geçtikçe fikirler değişir. Fakat ilk seçilen meslekle son seçilen meslek arasında çok fark vardır. Çünkü çocukken her gördüğümüz mesleği seçmek isteriz fakat bilmeyiz ki o seçimin bizim için ne kadar önemli olduğunu. Çocuk olmak da bunu gerektirir zaten. Yanından polis arabası geçer polis olmak istersin, baban futbol maçı izler futbolcu olmak istersin. Ama hiçbir şeyden haberin yoktur sadece istersin.

         Artık gençler de bir çocuk misali aniden kararlarını değiştirebiliyorlar. Aslında bazen çocuklar gibi hızlı karar vermek lazım ama her şeyin yeri ve zamanı vardır. Herkesin de bildiği gibi büyüklerimiz bize adımızdan çok ne olacağımızı sorar ve o an aklına gelen ilk şeyi söylersin. Fakat bu, zaman geçtikçe değişir çünkü insanlar büyüdükçe kafasındaki çoğu fikir netleşmeye başlar. Bir öğrenci hedeflediği mesleğe ulaşması için en az 16 sene eğitim görmesi gerekiyor fakat şu sıralar üniversite öğrencilerinin kafası çok karışık. Çünkü 16 sene iyisiyle kötüsüyle meslek edinebilmek için çok uğraşsalar da şu bir gerçek ki üniversiteden mezun olan öğrenciler alanlarıyla ilgili mesleklere yönelmiyorlar. Bunu getirdiği birçok zararlar var. Bunlardan en basit örnek ise; hukuk okuyan bir öğrenci mezun olduktan sonra hukuk alanıyla ilgili meslek edinmeyi tercih etmiyorsa bu hukuk alanında birçok boşluğa sebebiyet verebilir. Bunu birkaç öğrenci olarak algılamayın. Türkiye’nin  her bir yanından her dalda olduğunu düşünürsek bu olay hem öğrenciler için hem de meslekler için kötü sonuçlanabilir. İşte bunun kötü sonuçlanmaması için önlem alınması lazım. Benim önlemim şu olurdu: Kendi alanına yönelmeyen öğrenciler için birkaç meslek önerirdim. Örneğin; girişimcilik ya da yazılım yazma… Tabii ki bunlar sadece seçenekler.

 Bir öğrenci yapamayacağı ya da sevmediği mesleği asla seçmemelidir. Elbette, bunlar yerine ve kişiye göre değişir fakat iki tür öğrenci vardır: Biri, istediği meslek için okuyan diğeri ise mesleği olsun diye okuyan. Aslında bu iki öğrenci arasında istek dışında bir fark yoktur. Biri isteyerek yapar diğeri isteksiz yapar fakat en önemlisi de her öğrenci kendi sevdiği ve okuduğu alan neyse onu seçmelidir. Aksi takdirde işsiz kalmamak ve sadece para kazanmak için öğretmen olan öğrenciler yüzünden öğretmen olmak isteyen bir sürü insan öğretmen olamıyor.

(Visited 71 times, 1 visits today)