Öteki Ben

Gözlerimi yavaş yavaş araladığımda başım sanki ortadan ikiye ayrılıyormuşçasına ağrıyordu.Gözlerimin açılmasını zorlayan o ağrıya karşı koyarak nerede olduğumu çözmeye çalışıyordum.Yer mermerdi,kar beyazı bir mermer ve daha önceden hissetmediğim bir soğukluk hissediyordum sanki ölüm gibi tüm vücudumu sarmıştı.Kaslarım kaskatıydı ve oynatırken bacaklarıma bir şey saplanıyormuş gibi hissettim.Bana ne olmuştu veya neredeydim?

İçeriden belli belirsiz sesler geliyordu,algılayamadığım sesler.Birden adım tekrarlanmaya başlandı,dört veya beşinci söylenişinde dudaklarımdan benim bile algılayamadığım sözcükler döküldü.Gözlerim yine kapanıyordu,tutamıyordum.Başımda olan kişi adımı tekrar söyleyince gözlerim doldu ve titremeye başladım.Ağlıyordum ama benim kontrolümde olan bir ağlama değildi.Gözyaşlarımın yere düşüş anını gördüm,bulanıktı ama bir şey anlatmaya çalışıyor gibiydi.Gözlerim tekrar kapandı,yine uzun bir uykuya dalmıştım.

Gözlerimi açtığımda yine aynı yerdeydim,yıllarca siyah dünyamda yaşadıktan sonra her yer aydınlanmıştı sanki. Yavaş yavaş,başımın ağrısının hafiflediğini hissettiğimin o zaman hatırlamaya başlamıştım.Her şeyi,her detayıyla.

Yerküreyi ısıtacak kadar güçlü olan bu sıcak küre,o sabah benim de içimi doyasıya ısıtmıştı.Havanın ısınmasıyla birlikte kalın montlarımı bir kenara bırakıp hırkayla çıkmanın mutluluğunu yaşarken bir kağıt parçası cebimden yere düştü.Bir adres ve altında not yazılıydı:Bu adrese gel.Ne olduğunu anlamayarak etrafa bakarken bir anda beynimden vurulmuşa döndüm.Yaşadığım tüm olayların parçalarını birleştirdiğimde karşıma o görüntü çıkıyordu,evet o görüntü.Soyut kavramlar olan heyecan ve korkunun somut bir kavrama dönüştüğü görüntü.

Okulun bulunduğu sokağa doğru yürürken titrediğimi hissetim, içten gelen ve bir daha beni bırakmayacak bir titreme.Beni eve,sıcak yorganıma altına doğru yöneltti.Bu durum beni ne kadar korkutsa da artık zamanı gelmişti.Gidecektim ve onunla tanışacaktım,yansımamla sonunda tanışacaktım.

Bir çok insanın ürpermesine neden olan baş aşağı olan dünyadaki yansımalarımızla tanışmaya gidiyordum.Onunla tanışacaktım ve orayı keşfedecektim.Bunu ne zaman hayal etsem oradan çıkamama korkusu etrafımı sarsa da artık zamanı gelmişti.Orada hapis bile olsam yine de gidecektim,onu tanımak için.Eve girdiğimde sırtımdan terler boşalıyordu,heyecan veya korku olarak niteleyemeyeceğim bu duygular beni bu gece gerçekliğime kavuşturacaktı.

İçimi ısıtan o güneşin batışını izlerken yansımamın içini ısıttığını düşünerek hazırlanmaya başlamıştım.Vakit gelmişti,gidiyordum,gerçekliğimi yansımamda bulmaya gidiyordum.Arabaya binip yola koyulduğumda kalbim sıkışıyordu sanki yansımam geleceğimi hissetmiş de bana sesleniyormuş gibi hissetmiştim.Öteki tarafa geçmek için bir kapıdan geçecektim,bu kap devasa  bir evin şöminesinin içindeydi.Gelmiştim işte,buradaydım.Arabadan dışarı adım attığım an ayaklarım öne atılarak beni hızlandırmıştı.İçeri girdim,kimse yoktu.Her şey hazırdı sadece korkum önümde engel oluşturmuştu.Her şeyi bir kenara koyup üstümü giyinmeye başladım.

Hazırdım,önümdeki tüm engeller kaldırmaya çalışarak şömineye yöneldim . Sadece ben ve beni yansımama kavuşturacak olan kapı vardı bu devasa evin içinde.Şömineye iyice yaklaştım,bacağımı içeriye uzattığımda hiçbir şey olmamıştı sanki geçemiyor gibi hissederken bir anda bacağımdan aşağı doğru çekildim.Burası simsiyah bir yerdi,etrafta çok az ışık vardı.Korkmaya başlamıştım,neredeydi yansımam?Yoksa ben buraya geçince yansımam,hayır hayır olamazdı.Öyle bir şey olsaydı yanımdan geçerken hissederdim fakat görünüşe göre olmuştu .Ben bu tarafa geçerken o da benim tarafıma geçmişti.Şimdi ben burada hapis mi olmuştum,ne yapacaktım?

En azından yansımamı kurtarmıştım,o bu eşsiz duyguyu bir süre daha tadamayacaktı.Korkuyordum,titriyordum,ölümün eşsiz hissi gelmişti işte.Buradaydı hissediyordum.Yere yavaş bir şekilde uzandım,gözlerim kapanıyordu,ağırlaşıyordu,hissizleşmiştim.Gidiyordum işte,çok uzaklara,kimseyi acıtmadan sevebileceğim bir yere,kendimi bile.            

 

 

 

(Visited 15 times, 1 visits today)