Lily James is Cinderella in Disney's live-action version of the classic fairy tale, which it helped make famous in a 1950 cartoon.

PAMUŞ VE PAMUŞ’UN LİSE BALOSU

Selam! Ben Prenses Pamuk. Kısaca bana Pamuş diyebilirsiniz. Bana yedi cücelerden Mutlu bana o şekilde seslenmeyi seviyor. Ben de o zamandan beri Pamuş adını kullanıyorum. Bir lise öğrencisiyim ve üniversiteye geçmeme sadece bir hafta kaldı. Çok heyecanlıyım, çünkü lise mezuniyet balomuz var ve eminim ki en güzel, en parıltılı, en şık, en kabarık, üzerinde en çok taş olan, en canlı renklere sahip elbise benimki olacak. Benim elbisemi cücelerden Utangaç, o minik elleri ile kendi dikmiş bana uzatıyordu. Hemen telefonumu elime alıp fotoğrafını çekmesem olmazdı. Hemen instagram hikayeme koydum.  Altına Utangaç’ı etiketledim ve yolladım. Bir sürü yanıt geldi. O kadar çok yanıt geldi ki, hepsini okuyacak vaktim olmadı. Sınıf arkadaşım Leyla da orada olacaktı. Bana whatsapp’tan yazdı:

-Eeee… Pamuş? Kiminle dans etmeyi düşünüyorsun?

(Bunu hiç düşünmemiştim. Acaba kim beni dansa kaldıracaktı? Veya ben kimi?)

-Bunu hiç düşünmedim Leyla. Peki… Sen kiminle dans edeceksin?

-Hadi ama dostum! Biliyorsun, MECNUNLA.

-Ahh. Evet ya! Nasıl unutabilirim! Siz ikiniz bu anı kaç aydır bekliyordunuz hatırlayamıyorum bile.

-Neyse Pamuşcum bay bay, benim elbise almam, tırnaklarımı yaptırmam, Saçlarımın kırıklarını aldırmam gerek.

-Tamam Leyloş! Bay bay.

Yazışmamız aynen bu şekildeydi. Ama bu dans olayı… Ben… Kimle dans edecektim? Yoksa yapayalnız oturacak mıydım? Hayır hayır hayır! Bu kabul edilemez! Tek çare prensimi beklemekti.

Sonunda balo günü geldi çattı; sonunda bu gün prensimle tanışacaktım. Ben de Leyla gibi bir hafta önceden tırnaklarımı ve saçlarımı hazırlatmıştım. Her zamanki gibi kafamda kırmızı tacım olmazsa olmaz. Makyajımı cücelerimden Doktor, tamamen organik ve olabildiğince parlak malzemelerden yaptı. Çünkü adı üstünde o bir doktor! Balo akşam 18.00 gibi başlamıştı. En iyi çiftlerimizden olan Leyla ile Mecnun kol kola yürüyerek benim oturduğum masaya yöneldiler ve yanıma oturdular. Leyla birden bire bana:

-Kiminle dans edeceğini seçtin mi?

Diye sordu. Benim yüzümdeki gülümseme birden somurtkan ve üzgün bir yüze dönüşüverdi. Cevap vermedim. O zaten yüzümün asıklığından anlamıştır. Birden omzunda bir el hissettim. Elimdeki telefonu masanın üzerine bırakıp arkamı döndüm. İçimi bir anda kocaman bir heyecan kaplamıştı. Sanki içimde kelebekler uçuşuyordu. Arkamı döndüğümde sanki bir prensçe giyinmiş, saçları açık kahverengi ve kumral arası, uzun boylu sınıf arkadaşım Robin Hood vardı. Yanıma oturdu. Ben ve mecnunun arasına. Müzikler başladı, herkes kalktı ve dans etmeye başladı. Robin beni dansa kaldırdı. Utangaç’ın yaptığı yeni mor elbisem herkesin gözünü çoktan ben ve Robin’in üzerine çekmişti. Ama çekmesi çok normal. Yani orada hangi kişinin elbisesinin çapı beş metre? Hemen telefonumu çıkardım, kamerayı açtım ve en az elli tane selfie çektim. Instangram hikayeme koydum ve Leyla’yı, Mecnun’u ve Robin’i etiketledim. Arkadan en sevdiğim rock müzik çalıyordu. Ben dansa devam edemedim. Çok yorulmuştum. Telefonumu aldım ve önceden okumaya vakit ayıramadığım yorumları okudum. Aralarından bir tanesi Robin’dendi. Açtım. Anlatılamayacak o kadar çok ve güzel yorum yazmış ki… Sonra Robin beni yorgun görünce evime bırakmak istemişti. Ben teşekkür ettim ve reddettim. Ahh… Niye reddettim ki! Uyuya kalmışım! Uyandığımda güneş çoktan doğmuştu. Gözümü açar açmaz karşımda 3 tane kızgın temizlik görevlisi bana bakıyordu. Evet… Oradan Sonsuza dek atılsam da dün gece çok güzeldi. Leyla aradı. Açtım. Olanları anlattığımda kakır kakır güldü. Beni buradan alabileceğini söyledi. Ben de tamam dedim. Geldi ve beni aldı. Onların yani Leylaların evine gittik. Leyla döktürmüş! Dört kişilik bir sofra kurmuştu. Sarmalar, pastalar ve kurabiyeler yapmıştı. Mecnun ve Robin gelecekmiş. Beni de çağırmak için aramış zaten. Hep beraber yemek yedikten sonra, Leyla beni evime bıraktı. Ben de sıcacık yatağımda sonunda güzel bir uyku çekebildim.

(Visited 18 times, 1 visits today)