PRENSES

Topluma büyük katkım olduğu için kraliçe beni sarayda ağırlamak istemişti. Oraya gittiğimde beni saraydaki görevliler karşıladı ve bana kraliçenin önemli bir işinin çıktığını o yüzden beni kendilerinin konuk edeceklerini söylediler. Başta biraz bozulmuştum ama herkes bana çok iyi davranıyordu o yüzden gezinin tadını çıkarmaya başladım. Salona geldiğimizde ise bir tablo dikkatimi çekti ve salondaki o tabloyu görünce her şeyi hatırladım. Ben burada büyümüştüm. Evet evet benim çocukluğum bu evde geçmişti ama nasıl olur? Ben bu ülkeye daha önce hiç gelmedim bile.

Ondan sonra kraliçenin ne işi olduğunu sordum. Görevli de bana kraliçenin hala kayıp prenses ve annesini aradığını söyledi. Normalde kendisi aramak için gitmezmiş ama İstanbul için içinde bir umut varmış. O yüzden kendisi de gitmiş. Ben de tabii ki İstanbul’a gittim. Orada kraliçeyi bulmak zor olmadı ve birbirimizi görür görmez hatırladık. O benim ablamdı. O zaman annem de şimdiki kraliçe olmalıydı. Onu hemen annemin yanına götürdüm ve DNA testi yaptırdık.

Her şey benim için çok şaşırtıcıydı. Ablam ailesini bulmuş, annem çocuğunu, bense ablamı. Daha sonra hastaneye gittik ve annemin bir trafik kazası sonrası hafıza kaybı yaşadığı ortaya çıktı. Kazadan sonra annemi birkaç kişi alıp şu an yaşadığımız eve getirmiş. Annemi hemen saraya götürdük ve her şeyi hatırlamaya başladı. Şimdi ülkeyi yönetmeye çalışıyor. Ablam da ona yardımcı oluyor.

(Visited 18 times, 1 visits today)