RINGELMANN ETKİSİ (SOSYAL TEMBELLİK)

İnsanlar tarihin ilk çağlarında kendi alanlarında yaşamaya başlamış ancak zamanla bir araya gelerek yaşamlarını sürdürmüşlerdir.  Avlanma, beslenme, barınma gibi, sonucundan ortak olarak faydalanacakları faaliyetler için bir araya gelen insanlarla birlikte doğan Ringelmann etkisi bir diğer deyişle sosyal tembellik, günümüze kadar ulaşmış ve bize etkilerini bariz olarak hissettirmektedir.

Sosyal tembellik 1883’te Fransız ziraat mühendisliği profesörü olan Max Ringelmann’ın beygirlerin performansını araştırması sırasında bir faytonu çeken iki beygirin performansının, tek bir beygirin performansının 2 katı olmadığını fark etmesi ile ortaya çıktı. Bu deneyin üzerine araştırmalarına ağırlık vererek deneye insanları da kattı ve  Ringelmann etkisi dediğimiz, durumu halat çekme yarışması ile deneyleyen Ringelmann tam  olarak 1 insanın gücünün tek başınayken %100’ünü kullandığını varsayarak, 2 kişi olunca gücün %93’ünü, 3 kişi olunca %85’ini, sekiş kişi aynı anda halat çekerken ise yalnızca gücün %49’unu harcadığını doğrulamıştır.

Peki Ringelmann etkisi nedir de bugün bunu tartışıyoruz? Ringelmann, diğer adıyla sosyal tembellik,  bireylerin yaptıkları işte kişi sayısı arttıkça performanslarının giderek düşmesidir. Bir diğer deyişle grup büyüklüğü ile harcanan bireysel çaba arasındaki ters yönlü ilişkidir. Ama neden? Küçüklüğümüzden beri hikayeler, masallar bize bir elin nesi iki elin sesi var kuralını öğretti. Nasıl olur da insan sayısı arttıkça verimlilik düşer?

Ringelmann etkisinin bilimsel olarak net bir nedeni olmamakla birlikte insan psikolojisiyle ilgilidir. Bu nedenlerden biri daha fazla insandan oluşan gruplarda bireyin performansının ölçülmesinin daha zor olmasıdır.  Örneğin bir grup çalışmasıyla sunum hazırladınız. Eğer grupta hiç konuşmayan biri varsa bu, toplantıda konuşan yeterli sayıda insan olması ve o kişinin üzerinden toplantıya katılma baskısının kalkması yüzündendir. Çünkü hiç kimse onun katılıp katılmadığını fark etmez.  Aynı zamanda  motivasyon azalması da önemli nedenlerdendir.  Ringelmann’a göre bir topluluğun üyesi olan bireylerde topluluğa duyulan güven ve topluluğun işi paylaşacağına olan inanıştan ötürü sosyal aylaklık devreye girer . Ayrıca bireyin iş ile ilgili karar alması ve sürecin yönetimi ile ilgili noktalarda bulunması azaldığı için, yapılan işten haberdar olma oranı azalmakta ve yaptığı işin amacını yitiren bireyin ise motivasyonu azalmaktadır.  Bir diğer neden ise koordinasyondan doğan kayıplardır.  Bir işin başarısı, bu işi yapan bireylerin yeterliliği ile doğrudan alakalıdır. Ancak bazı durumlarda bireyler yeterli olsa bile işin başarısızlıkla sonuçlandığı görülebilir. Genelde başarısızlığın birinci sebebi iletişim sorunlarından kaynaklanmaktadır. Örneğin, bir futbol takımı olarak spor müsabakasındasınız, takımınız yıldızlardan oluşsa bile grup içindeki herhangi bir iletişim problemi veya koordinasyon sıkıntısı sizi doğrudan başarısızlığa götürecektir. Son olarak bazı insanların kendilerini faydasız, yetersiz görüp geri planda durmaları Ringelmann etkisinin nedenleri arasındadır.

Sosyal tembellik aslında çok yaygın olsa da her grup ve toplulukta olacağını kesin olarak söyleyemeyiz. Bunun gibi bir genelleme yapmamız doğru olmaz. Ringelmann etkisi gruptaki insan sayısının arttıkça verimin azalmasını savunsa da performansın tamamen kullanılmaması uzun vadeye dayalı işlerde bize yardımcı olacaktır. Grup içerisinde düşen performansı Ringelmann ile açıkladığımızda sonuç negatif olarak çıkıyor olabilir fakat gücü zamana yaymanın uzun vade de büyük etki yaratabileceği  düşüncesi de bunun tam tersi sonuç doğurmaktadır.

(Visited 48 times, 1 visits today)