Sahip Olduğumuz Yollar

Kötülük ve iyilik insanları birbirinden ayıran en basit özelliktir. İyi insanlara kahraman gözüyle bakılır, kötü olana ise zararlı, tehlikeli ve korkutucu gözüyle bakılır. Bu duruma küçüklüğümüzden itibaren tanıklık ediyoruz; filmlerde, dizilerde iyi karakter ve kötü karakter arasındaki savaşa tanıklık etmeyenin bulunduğunu hiç sanmıyorum. Bazı insanlar, insanların iyilikle doğduğunu ancak yozlaşmış dünyanın etkileriyle veya zamanla kötüleştiğine inanırlar. Bazıları ise kötülük ve iyiliğin doğuştan beri içimizde bulunduğunu hangisiyle yaşamımıza devam edeceğimizin ise kendi ellerimizde olduğunu savunur. 

Kötü insanların, yaşadıkları sonrasında kötü bir kişi olmaya başladıklarına inanıyorum. Kimse doğuştan kötü doğamaz aynı şekilde iyi de doğamaz. Bize ev sahipliği yapan iki temel unsur olduğunu ve bu unsurlardan hangisini harekete geçireceğimizin de bizim elimizde olduğunu düşünüyorum. İnsanları görüşlerimiz çerçevesinde gözümüzde kötüleştiremeyiz veya tam tersi iyi bir kişi haline getiremeyiz. O kişinin elindedir; hangisini seçip hayatına hangisiyle yön vermek istediği.  

Hiçbir insan başka bir insanı kendi duyguları çerçevesinde kötü veya iyi kalıbına sokamaz. İnsanları kalıplara sokmaya çalışan insanlar objektif kalmaktan tamamen çıkıp o kişiyi sadece kendi istediğine bürümeye çalışır. Bu yüzden başka bir kişiyi kötü iyi diye nitelendirmenin yanlış olduğunu düşünüyorum; çünkü her şey göründüğü gibi değildir, hiç kimse kendisinden başka kimsenin iç dünyasını bilemez hatta tahmin bile edemez. Karşısındaki kişiyi tanımayan bir insanın karşısındaki kişiyle ilgili bir kanaate varması hiç doğru değil, çünkü kimse o kişinin karşısındaki insanın arkasındaki hikâyeyi bilmiyor. Herkesin kendisini yorumlamasını ve kendi yollarını kendisinin bulmasını savunuyorum. Başka insanların seçim haklarına karışmaları son derece saygısızca ve düşüncesizcedir.  

İçimizdeki kötülüğün uyanmasının kolay bir şekilde gerçekleştiğini sanmıyorum, bu nedenle birçok kişiye bir yol seçme imkânı verilmemektedir. İnsanların, yaşadıkları olaylar sonrasında farklı yollara kapılar açmaya daha meyilli olduklarını düşünüyorum. İyi olaylar yaşayan ve iyi kişilerle tanışan insanların her zaman iyi yolu seçeceğinden şüphem yok; peki ya kötü insanlarla karşılaşıp kötü olaylar yaşamış insanlar birden fazla yol seçme imkanına sahip olabilecek mi? Evet, ne yazık ki karanlığa ayak basmış, karanlığı tanımış insanlardır bunlar. Hangi yolu seçecekleri ise bilinemez ve o kişinin iç dünyası ile ilgilidir, bazıları iyi olmayı bazıları ise kötü olmayı da seçebilir. Nasıl olsa kötülük yaygın ve güçlüdür.  

Hiçbir insan doğuştan tamamen iyi veya kötü olarak doğmaz. İçimizdeki yolları keşfetmek kendi elimizde olmayabilir ama hangisiyle devam etmek istediğimiz her zaman kendi elimizdedir. Yola devam etmek istediğimiz yolu ise hangi şekilde şekillendireceğimiz de kendi elimizdedir.  

(Visited 10 times, 1 visits today)