Sahne Arkasındaki Mutluluk

Perdelenmiş hayaller, istekler… Büyük ya da marjinal bir işe kalkıştığımızda aklımızdan bu konuda başkaları ne düşünebilir gibi cümleler geçiyorsa, bizim isteklerimizin, hayallerimizin atacağımız her yeniliğin hayalini insanların yarattığı  engeller mi karşılıyor?

Herkes sadece kendisi için yaşar. Her birey kendine özgüdür. İnsanları renklere, dillere , ırklara göre ayırmak. Giyim tarzından,  saç renginden, saç stilinden ayırmak. O insanları bizim düşümüzdeki insan gibi görmektir. Karakterler özgüdür ve kabul edilmesi gerekirken onları kendimize göre ayarlamak, onları hayal ettiğimiz ya da istediğimiz insana dönüştürmekten başka bir şey değildir. Genelde insanlar olumsuz konuşmayı sever, birilerini, bir şeyleri eleştirmek de çok kolay gelir. Düşünmeden konuşulduğunda alakalı alakasız her şeye dahil olabilir.

Kaçak yaşanan aşklar, gizlenen arkadaşlıklar, inkar edilen  ilişkiler, saklanmaya çalışılan her şey insanların yarattığı algıdan korkmaktan dolayı değil midir? Hayatı boyunca başkalarının hayatını yaşayan  insanların yüzünden çıkmış .Türk kültüründe de  özgür iradeyi kullanamama gibi bir sorun yaratmıştır. Bu algı bir süre sonra köşeye sıkışmışlık hissine çevirebilir. Hayatlarını  her adımda diğer insanların onların hakkında yapacakları yorumları önceden kestirmeye çalışma ve buna yönelik davranmaya çalışmakla geçirirler.

Başrol oyuncusu bir tanedir. Baş rol olmak diğer oyunculardan, ayıran farkı ortaya koyan özelliktir.  Baş tektir. Hayata bir kere geliyoruz. Sadece kendi düşüncelerimizi önemli görmeliyiz. Bir insanın yaşam tarzına bakış açısına göre çok doğru gelen bir şey başka birine göre çok yanlış olabilir. Başkalarının neler düşündüğünü düşünmek bir nevi  tüm olasılıkları önüne sermektir. Olumsuzlukları düşünmek karmaşanın, karanlığın içine sürükler. Belki de çok başarılı olacağınız ya da çok mutlu olacağınız işleri daha başlamadan sonlandırmış olabiliriz . Hayal kurmaktan vazgeçer kendini hayatını unutacak noktaya gelebiliriz . Bunun sonucunda da başarısız, mutsuz, sağlıksız, amaçsız, kendine güvensiz hayatlar ortaya çıkar.

Başkalarının davranışlarını, onların sözlerini, hareketlerini, tavırlarını, duygularını, hatalarını, fikirlerini… Kısacası bizim dışımızda olan hiçbir şeyi kontrol edemeyiz. Kontrolsüz olan bir şeyi hayal etmek her şeyi daha çok büyütmek demektir. Herkes her şeyden aynı anda mutlu olmaz.  Bir insan kendini başkasının düşüncesine göre incelendiğinde kendini ikinci plana koymuş olur.  Başkalarının fikirlerine değer verdiğiniz bir hayatı yaşamak, kendiniz olamamaktır. İnsanların hayatında oluşan kaygıların, korkuların, mutsuzluğun sebeplerinden biri de kendiniz dışındaki bir hayatı yaşamaya çalışmaktır. Uzaktan kumanda edilen şeyler kontrol olan cismin iradesine bağlı değildir. Kendisinin sadece boş varlığı vardır. Başkaları tarafından hayatı planlanmış bir insanında uzaktan kumanda ile yön verilen arabadan farkı yoktur.

 Kumanda edilen ya da önüne engel konulan olmayın. Yaşam herkesin kendi şekillendirdiği hamuru gibidir. Ne şekil vermek isterseniz, nereye çekmek isterseniz ona dönüşebilir.  Çizilen yolda gitmek değil, o yolu kendi çizip kendi gitmek demektir. Başkalarının hayallerin ya da yaşanması istenen olayların önüne geçmesine izin vermeyin. Yaşanılan her olayın detayını düşünmek insanı yaşanması istenen olaydan uzaklaştırır, karanlığında boğar.

(Visited 4 times, 1 visits today)