SANATIN YAYGINLAŞMASI

Sanat, insanın duygu, düşünce ve hayallerini somut ve soyut malzemelerle yaratıcı gücünü kullanarak kişiyi etkileyecek biçimde anlatmasıdır. Sanat, en genel anlamıyla yaratıcılığın ve hayal gücünün ifadesi olarak anlaşılır. Sanat, fark etmesek de hayatlarımızda çok önceden var olan bir şeydir. Çocukluk dönemlerimde yapılan o çizimler aslında zihinsel olgunlaşma, anlam verme, algılama ve estetik düşünceyi geliştiren bir şekildir.

 

Sanat, paylaşılabilen fikirleri, deneyimleri ve duyguları belli eden semboller içerdiğinden çocukları sanat çalışmalarıyla semboller ve düşünce oluşturmayı da öğrenirler. Bu ve benzeri özelliklerden dolayı estetik algı da gelişmektedir çocuklarda ve sanat ile uğraşan kişilerde. Estetik algılama ve doğal çevre ile insanlar ürettiklerine hassas olma becerisini geliştirir. Bu nedenle estetik duyarlılık önem kazanmaktadır. Estetik ise sanat eğitimi ile kazandırılır. Sanat eğitimi, güzelliği gören gözler ve duyan kulaklar, doğruyu algılayabilen mantık ve heyecan dolu duygular taşıyan bir yürek sağlayarak estetik algıyı geliştirir. Bundan ötürü sanat eğitimi her yaşta ve seviyede oldukça önemli, verilmesi gereken bir sanattır.

 

Sanat eğitimi uygulamaları belirli amaçlar ele alınarak gerçekleştirilen etkinliklerden oluşmaktadır. Sanat eğitimi programı ise; estetik algı verme, yaratıcı ifade ve kültürel özelliklerin tanıtılmasına yönelik amaçlar içermelidir. Fakat bu ve buna yönelik uygulamalar eğitimde yeterince yer almamaktadır. Okullarda genelde bir ders saati görsel sanatlar verilmekte fakat bu ders saati hem zaman açısından hem de bilgi açısından oldukça yetersiz kalmaktadır. Bunun için çeşitli program yaklaşımlarından yararlanılarak en azından okul dışında olsa bile uygulamaların zenginleştirilmesi önerilmektedir.

 

Örneğin; Reggio Emilia programına göre, sanat temelli projelere daha fazla verilebilir. Akademik yandan ötürü günlük yaşantıyla bütünleştirilmiş projeler faaliyete sürülebilir. Montessori’den günlük yaşam becerilerindeki oyma, eleme vb. çalışmalardan yola çıkılarak sanat daha çok yaygınlaştırılabilir. Bir diğer yönden, okullarda zorunlu tutulan görsel sanatlar dersi sadece basit çizimler ve boyamalardan hariç daha sanatı tanıma, kavrama ve hayatta kullanabilme üzerinde kurulup işlense, sanat daha etkili öğrenilir yaşanır ve hayata geçirilir. Bu haftada sadece bir ders ile gerçekleşemeyeceğinden, okul sonrası faaliyetlerde veya okullarda kulüp saatlerinde sanata ilgi daha yoğunlaşabilir. Böylece öğrenciler sadece çizim, resim yapmakla kalmaz, asıl sanatı, sanatın ruhunu, sanat sayesinde estetik algıyı kavramış olurlar.

 

Daha sosyal bir devlet olmak içinse, devlet okullarında nasıl spor kulüpleri açılıp öğrenciler yönlendiriliyorsa, sanat için de aynı yöntem kullanılmalıdır. Spora yatkın olmayan veya hoşlanmayan şahıslar kurulan sanat kulüplerinde kendi alanlarını bulup bundan zevk alıp sanatı hayatlarına sokabilirler. Tabii ki yönlendirmelerde öğretmenlerin ve ailelerin de etkisi çok büyük. Öğretmenler ne kadar teşvik edip onları cesaretlendirirse öğrenciler veya şahıslar bir o kadar daha motive ve istekli olarak sanata dahil olmak isteyeceklerdir. Sanat, resim, çizim deyip geçmeyin sanat sadece bir çizimden ibaret değildir.

(Visited 42 times, 1 visits today)