Şanssız Gün

Bir Cumartesi günüydü. Mert arkadaşları ile piknik yapıyordu. Çok eğleniyorlardı. Basketbol, futbol, voleybol sahası da vardı. Mert basketbol oynamak istiyordu. Topları da vardı, oynadılar ama Mert basketbol oynarken yere düşmüştü. Pansuman yaptılar. Pansuman bittikten sonra eve gitmeye karar verdiler.

Mert eve giderken önünde kaza oldu. Herkes kornaya basıyordu. Trafik başladı. Mert arabasız geldiği için ve evi kaza alanına yakın olduğu için evine doğru koştu. Annesine olayı anlatacaktı.

Ama apartmanın içinde 7 adam birbirine girmiş kavga ediyorlardı. Adamlar asansörlerin önünde olduğu için Mert merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı. Şanssızlık bu ya, gökdelende oturuyorlardı ve en üst kattı. Yani en üst kat 37. kattı. Mert yaralı bacağı yüzünden yavaş çıkıyordu.

Çıkması yarım saat sürdü ama sonunda eve ulaştı. Annesi çıkması uzun sürdüğü için geç kaldı zannedip kızmak üzereydi ama Mert’in nefes nefese kaldığını görünce merdivenden çıktığını anladı.

Mert tam anlatacakken mutfaktaki sütü annesi unutunca süt taşmış ve tüm ocağa yayılmıştı. Annesi hemen koşup ocağı kapattı. Mert annesine “Bunu duymaya hazır mısın?” dedi. Ve tam anlatacakken televizyonda haber çıktı. Kazanın haberiydi. Mert gittikten sonra toplam 73 araba kelebek etkisinden dolayı kaza yapmıştı.

Mert ne şanssız bir gün olduğunu düşünerek ödevlerini yapmaya gittiğinde ödevlerinin yazdığı listeyi aramaya başladı. Her yere baktı, annesine sordu ama bir türlü bulamıyordu. 1 saat sonra ödev listesinin pantolonunun cebinde olduğunu hatırladı. “Boşa geçen bir saat” diye düşünerek ödevlerini yapmaya başladı.

Akşam babası eve geldiğinde ona da gün içinde yaşadıklarını anlattıktan sonra yatağına gitti. Kendini çok yorgun hissediyordu. Yattı ama yatmasının en büyük sebebi bu şanssız günün artık sona ermesiydi.

(Visited 88 times, 1 visits today)