Seçimler ve Sonuçlar

Her meslek kendi içinde zordur ve emek ister. Sevilerek yapılan mesleklerse gözümüzde kolaylaşır. Herkes kendi yatkın olduğu alana yönelmek ister ve hayalini kurduğu mesleği elde etmek ister. Onun zorluklarını düşünmeden sadece hayaline odaklanır ve ilerleyen zamanlarda her meslekte olduğu gibi pürüzler ortaya çıkmaya başlar.

Ben polis olmak isterdim, asker olmak isterdim çünkü vatan uğruna her türlü fedakarlığı yapmak isterdim. Suçlular cezalandırılsın, tecavüzcülere gereken her şey yapılsın, katiller bulunsun, ülkedeki sorunlar çözülsün isterdim. İnsanlar güven içinde yaşasın, akıllarında en ufak bir tedirginlik olmasın isterdim. Ki ben de göğsümü kabartabileyim. Ama anladım ki polisliğin de, askerliğin de zorlukları varmış.

Bir tanıdığımız polismiş, anlattı artıları ve eksileriyle polisliği. Angarya iş ve görevler haliyle çok fazlaymış, stresli ve yorucu bir meslekmiş, dövüş ve kavgaya alışılması hatta iç içe olunması gerekn bir meslekmiş. Rüşvete maruz kalınan, gidilen yolda çizgileri aştırmaya – gidilen yoldan saptırmaya- çalışanların olduğu bir meslekmiş. En zoru da gecenin köründe çalan telefonla olay yerine çağırılmakmış. Biri öldü mü: kulakta duyulan o feryatlar, ailelere söylenenler, buz gibi cansız beden…

Bunlar da polisliğin zor yanlarıymış, bunları bize anlatan bir tanıdığımıza içimden şunları söyledim. Sabır ister polislik, sabır ister her meslek. Severek yapılan her iş hafifler, severek yapılan her sorun çözülür. Ölüme alışılmaz, hırsızlığa, tecavüze, iftiraya, suça alışılmaz! Zaman ve tecrübe öğretir, acıya katlanmayı. Suçlar ve suçlular da öğrenilmeyi bekler. Bu nedenle güzeldir polislik,gerçekleri ortaya çıkardığın için. Güzeldir polislik, suçları cezalandırdığın için.

Ben öğretmen olmak isterdim çünkü zihinleri capcanlı tutmak, çocuklara dersi değil de hayatımızdaki dersleri öğretmek isterdim. Çocuklara severek öğretmek isterdim. Sabır, sadakat ve inançla onlara vaatlerimi sunmak, ardından da gerçekleştirmek isterdim. Okul benim de ikinci evim olsun isterdim. Bazen ailesi olmayan öğrencilere, anne baba olmak isterdim.

Kolay gibi görülen bu meslek o kadar fedakarlık o kadar emek isteyen bir meslektir ki, kalp kırmaya, haksızlık yapmaya gelmez. Gecenin ardındaki sabah gibi ışıldayan öğretmenlerin kutsal görevleridir sevgiyi, saygıyı, dostluğu, vatanı, bilgiyi, ilmi öğretmek. Zordur öğretmenlik ama huzur verir. Bir çocuğun hayranlıkla bakması, gülümsemesi kadar güzel bir şey var mıdır dünyada…

Ben doktor olmak isterdim çünkü şifa dağıtmak, hayat kurtarmak isterdim. Bu, yağmurun ardından açan gökkuşağı gibi olan içinde iyilik ve kötülüğün bulunduğu bu hayatta insanların doya doya yaşamasını isterdim. Hastalıklara çözüm bulmak, dertlere derman olmak isterdim. Kalp monitörlerinin tek bir çizgi olmamasını isterdim. İnsanları çektikleri ağrılardan kurtarmak isterdim.

Biliyorum ki bu meslek çok zor, bu meslek artık bizim yaşamımız olmalı ki iyi sonuçlar elde edelim. Hayatımızı biraz kısıtlayalım ki, hayatları kurtaralım bu kutsal mesleğin  en yorucu kısmı da çok çalışmaktır. Gece gündüz demeden, kış yaz dinlemeden çalışmak, hatayı affetmez bu meslek affedemez. Yapılan en ufak bir hata;bir insanın hayata gözlerini yummasına yol açabileceğinden dolayı hastaları önemsemeli, gözlerimizi dört açmalıyız. En zoru da bu meslekte bazılarına mutluluk haberleri verirken elimizde olmadan kaybettiğimiz eceli gelen hastaların yakınlarını ölüm ile yüzleştirecek olmaktır. Hastahanenin bir tarafında bir anne mutluluktan ağlarken, bir annenin acı feryatlar içinde ağlamasıdır zor olan…

Bu meslekleri de en katlanılabilir kılacak şey sevgi ve emektir. Sabırdır, umuttur, çalışmaktır, şans değildir, çabadır. Dünya’da her şeyi katlanılabilir kılan şey ise pozitif kalabilmektir, olabilecek olumlu sonuçlarla umutlar yeşertmektir.

(Visited 20 times, 1 visits today)