Sessiz Mutluluk

0

Soğuk suyun yüzüme çarpmasıyla irkildim, güneşin tepeye çıkmaya çalıştığı saatlerdi. Dün akşam geç saatlere kadar bilgisayar başında çalışmanın verdiği yorgunluk ile sırtımda şiddetli bir ağrı vardı. Komodinin üstündeki ağrı kesiciden bir tane alıp ocağın başına geçtim. Her zaman uyandığım saatten erken kalktığım için haftalardır yapmayı planladığım kahvaltıyı hazırladım. Camdan dışarı baktığımda çiseleyen yağmurun arnavut kaldırımlardan aktığını gördüm. Siyah yağmurluğumu portmantodan çekip çizmelerimi giydim. Karşı komşumun kedilerini sevip yavaşça sokağa yöneldim.

Monotonluğa alışan insanların yanından bir bir geçerken kendimi bu yaşama adapte ettiğimi anlayamadım. Sadece kendim olmak istediğim yıllara geri dönmek aklımın ucuna bile gelmemişti. İnsanların çoğuna benzemiş, onları taklit eder olmuştum. Oysa ki üniversitede sorgulayan, karşı çıkan, kendi fikirlerini savunan hep ben olmuştum. Törpülenmişti tüm fikirlerim. Ceketimin cebimden büyük dedemden kalma cep saatimi çıkardım, mesainin başlamasına uzunca bir süre vardı. Tüm bu düşüncelerin ağırlığı ile kendimi kordondaki bir banka attım. Karşımdaki yolda kim bilir ne için yıllarını feda eden onlarca insanın umarsızca geçişini izledim.

Ofisin büyük cam kapısını sertçe ittim, yeni yapılmış kahve kokusu fotokopi makinesinin çalışma sesine karışmıştı. Beni tekrar toplumun içine doğru iten bu çevreye bir an karşı çıktım. Patronumun omzuma dokunması ile sarsıldım, gülümseyerek günaydın dedi ve eli ile masamı işaret etti. Saniyeler içinde onlardan biri olmuştum, karşı koymayı deneyemeden. Bilgisayarın içinde kaybolduktan sonra ajandamı alıp bilgisayarı kapattım. Günlerdir basit bir tasarımı başka insanlara beğendirmek zorunda olduğum için hiddetle merdivenleri çıktım. Cebimden saatimi çıkarıp boşa geçecek olan zamanımı hesaplamaya başladım. Aynı sunumu kelimelerimi değiştirerek tekrar yaptıktan sonra yaklaşık iki saatimi bir hiç uğruna harcadığıma karar verdim. Aşağıya, patronun yanına inip izin istediğimi söyledim. İzin kağıdımı zorla da olsa alıp kendimi caddeye attım. Benliğimi yok etmiştim ve bu bana benzersiz bir acı yüklemişti. Kendimi zorlayarak otobüse attım.

 

(Visited 9 times, 1 visits today)

About Author