Şiddet mi Sükûnet mi?

Gerek eğlence için gerek gelenek(!) başlığı altında yapılan özünde vahşet sayılabilecek boğa güreşleri; horoz, köpek dövüşleri nasıl hala varlığını sürdürebiliyor? Böylesine bir acımasızlığı, duygusuzluğu insanlar nasıl hala bünyelerinde barındırabiliyor? Peki ya toplum, devlet? Onlar nasıl insanların savunmasız hayvanları zevklerine alet etmesine izin verebiliyor? İhtiyaç dahilinde olmamasına rağmen hayvanların katledilmesi nasıl avlanma sporu(!) olarak addedilebiliyor? Tek amacı rakibine zarar vermek suretiyle puan almak olan sporlara ne demeli? Bu sporların(!) her daim takip ettiğimiz televizyon, sosyal medya gibilerinin aracılığıyla gelişmekte, karakterlerini bulmakta olan çocukların ve gençlerin üzerindeki olumsuz etkileri nasıl yadsınabiliyor?

Hayvan dövüşlerinin suç olmasına karşın boğa, deve gibi hayvanların müsabakaları ‘geleneksel güreş’ kapsamına girmesi nedeniyle suç olarak görülmemekle beraber binlerce izleyici ve hatta destekçi, bahisçi toplamaktadır. Onlarca, yüzlerce hayvanın acı içinde kendini korumaya çalışması ve dolayısıyla rakibine(!) zarar vererek onu elemesi üzerine eğlenmek; bahis, kumar oynamak ne denli bir zalimliktir? Suç olması bile hayvan, özellikle köpek ve horoz, dövüşlerinin önüne geçemezken güreşlerin yasal sayılması bunlardan zevk alanlara teşvik değil de nedir?

Boğa güreşleri boğa boğaya karşı durumunda yapılırken İspanya’da boğa insana karşı olacak şekilde yapılıyor. Buna ek olarak yine İspanya’da kutlanan San Fermin Festivali’nin gereklerine göre insanlar dar sokaklarda kırmızı şallı kişileri takip eden boğalarla beraber koşturuyor. Bu festivalde yaralanmalar da bir hayli fazla. Buradan da anlayacağımız üzere hayvan cinayetlerine ek olarak insanların da zarar görebildiği bu etkinlikler yasaklanmayacaksa ne yasaklanacak?

Muhtaç olunmadığı halde keyfî yahut kürkünden, derisinden,  dişlerinden vb. faydalanmak amacıyla yapılan avlanmalar cinayet değil midir? Kendi çapında hayatını sürdürmeye çalışan, beşeri silahlara karşı oldukça savunmasız, zararsız hayvanların insanların hobileri, kürk veya deri kullanmayı seviyor olmaları uğruna katledilmesi kabul edilemez. Umalım da ileriki yıllarda avlanma sporu(!) ile uğraşan insanlar bizzat hayvanların soylarının tüketimine sebep olmamışçasına dert yanmasın.

Şiddet içerikli, insanların birbirleriyle adeta öldüresiye yarıştığı, dövüştüğü, sporlarımıza gelelim. Avlanma, hayvan dövüş ve güreşlerinin aksine boks vb. sporların insanların şahsi idaresine bağlı olması barındırdığı şiddeti bir nebze kabul edilebilir kılar. Sporun yapılması değil de canlarını hiçe sayarak dövüşen insanlara yapılan müsabakalar hele ki o müsabakaların televizyon, sosyal medya gibi kitle iletişim araçlarından kolayca takip edilebilir olması şiddetin meşrulaştırılmasını, alıştırılmasını destekler niteliktedir.

Sevip, besleyip, birazcık hayatlarını kolaylaştırabileceğimiz hayvancıklara zulmetmekten nasıl zevk alınır ki? Spor yaparken, eğlenirken başkalarına veyahut kendimize zarar vermek mi icap eder? Şiddet, zulüm, vahşet, cinayet olmadan huzur, sükûnet ve barış içerisinde yaşamak, gelecek nesillere örnek olmak çok mu zordur?

 

http://www.haberself.com/h/52951/

http://blog.milliyet.com.tr/boks–siddet-ve-yasak/Blog/?BlogNo=33295

http://www.ajanimo.com/turkiyede-ve-dunyadaki-boga-festivallerinde-olum-kavga-ve-siddet/

(Visited 131 times, 1 visits today)