Sihirli Fotoğraflar ve İlk Aşk

0

Bundan yıllar yıllar önce on dokuzuncu yaş günümde kimden geldiğini bilmediğimiz doğum günü kutlamamın sonlarına doğru varlığını fark ettiğimiz bir kavanoz hediye edilmişti bana. En başında bu kavanoza hiçbirimiz bir anlam veremedik. İçini açınca fark ettik ki beni gerçekten çok çok iyi tanıyan biri hayatımın en güzel, en mutlu hatta en özel anlarından kareler toplamış ve hepsini özenle bu kavanoza yerleştirmiş. Böyle anlatınca bile çok özel bir hediye gibi duruyor öyle değil mi? Ama aslında bu kavanoz kelimelerle anlatılamayacak kadar özelmiş. Görünenden çok daha fazlasıymış. Elime hangi fotoğrafı alıp gözlerimi kapatırsam beni o zamana geri döndüren sihirli bir kavanozmuş bu aslında. Tabii bunu fark etmem yıllarımı aldı ben zannediyordum ki sadece en mutlu anlarımın fotoğraflarını içine hapsetmiş bir doğum günü hediyesi.

 

Ben bu kavanozdaki üç fotoğrafa ne bakmaya doyabiliyorum ne de gözlerimi kapatıp o anıların yaşandıkları zamanlara geri dönmeye. Bu özellerin de en özeli olan üç anımdan bahsedeceğim size. Belki sıradan gelecek ama benim için en özel anılardan biri; daha beş yaşımdayken annem, anneannem, ablam, babam, ikiz kardeşim, dedem, babaannem, dayım büyükbabam ve benim hep birlikteyken denizin kenarında gittiğimiz dondurmacıyla olan fotoğrafımız. O fotoğraf düşündüğünüz kadar basit değil. O gün hepimiz o kadar mutlu, o kadar huzurluyduk ki size anlatamam. Deniz kenarında bile olsa bir dondurmanın verebileceğinden çok daha keyif veren bir şeydi. Bu arada daha sonrasında o tatta bir dondurma da yiyememiştim. Biz daha küçücüktük tek derdimiz dondurmamızı neli yiyeceğimiz ve sonrasında futbol mu yoksa yakan top mu oynayacağımızdı. Bir çocuğun mutlu olması için ihtiyaç duyabileceği her şeye sahiptik o gün. Annem ve babamın nasıl güldüklerini, ablamın kıvırcık saçları arasındaki gözlerinin parlamasını, herkesin keyifle sohbet edişini tekrar tekrar yaşamayı geçtim aklımdan geçirince bile yüzümü engel olamadığım kocaman bir gülümseme, içimi huzur sarıyor.

 

Bu anılardan ikincisi ikiz kardeşimle birlikte on sekizinci yaş günümüzden evvel girdiğimiz üniversite sınav sonuçlarımızın açıklanmasıydı. Köpeğimizin heyecanı, annem babam ve ablamın tarifsiz gururlu bakışları, gülüşleri, bize sarılışları, mutlulukları tekrar tekrar yaşamaya değecek en özel anılarımdandır.

 

Bu anılardan üçüncüsü de bir sürü tesadüf sonucu, bir sürü kargaşa içerisinde, masal gibi, sıradan bir tatili en özel anılarımın arasına katmama sebep olan hayatımın anlamıyla, ilk aşkımla tanıştığımız, iskeledeki, ikimizin de haberi olmadan çekilmiş fotoğrafın götürdüğü andı.

(Visited 1 times, 1 visits today)

About Author