Sıradan Günün Beklenmedik Sonu

O gün yine her zaman olduğu gibi sıradan bir güne uyanmıştım. Her şey aynıydı benim için. İnsanlar,ortamlar,yapılanlar…Hayatım sonu gelmek bilmeyen bir sıkıcılıktan oluşuyordu. Bunları diyorum ama henüz bu akşam başıma geleceklerden haberim yok tabii ki.

Okula gittim yine. Bugün de görmek istemediğim sesini duymaktan rahatsız olduğum bir sürü insanla muhattap olmak zorunda kaldım. Dersler,sözlüler,sınavlar, teneffüsler , teneffüslerde sınıfta yaşanan saçma olaylar… derken sonunda bir sıradan günün daha çoğunluğu bitti. Eve yürüyerek giderim genelde.Hem biraz kafamı dinlemek için hem de benzin parasından tasarruf etmek için.Yine okuldan eve yürürken yanıma yakın yere  bir araba durdu. İçindeki ses bana seslendi.Arabaya baktım ama içindeki yüzü tanımıyordum.Çok takmadım ve arkama bakmadan yoluma devam ettim. Ben yürüdükçe araba da peşimden gelmeye devam ediyordu. En sonunda birazcık hızını arttırıp önüme kırdı.Ne oldu,ne istiyorsun dedim.Yürek yemişim galiba.Bana onu annemin gönderdiğini ve şimdi de beni annemin yanına götüreceğini söyledi.Buna karşılık olarak bir cesaretle “Cidden buna inanacağımı mı düşündün çocuk mu kandırıyorsun”dedim. Adam annemin ismine kadar her şeyi bana söyleyince inandım ve arabaya bindim.Umarım hata yapmıyorumdur. Yaklaşık on beş dakika süren yolculuktan sonra küçük bir kulübe gibi bir yere geldik. Geldiğimiz yerde korkum iyice artmaya başladı. Neden mi? Cevabı basit. Genelde filmlerde falan kaçırılan insanların getirildiği kulübelere benziyor da ondan. Adam arabadan indi ve benim kapımı açtı. Arabadan inmek ve inmemek arasında çok kararsız kaldım. Ama yapacak bir şey yok baştan binmemeliydim bu arabaya. Aslında bir yandan da bir insan birini kaçırmak istese niye bu kadar kibar davransın ki? Neyse sonunda arabadan inmeye karar verdim. Adam önden gidiyordu ben de peşinden. Adam arabaya bindiğimden beri benimle tek kelime bile konuşmadı.Belki bu da bir taktiktir. Kulübeye vardığımız da kendimi hem çok korkmuş hem çok stresli hem meraklı hem de çok heyecanlı hissediyordum.Kapıyı açtı. Koskocaman bir odanın ortasında bir hediye paketi ve üstünde de bir not vardı. Hemen hediyenin yanına gittim. İlk başta hızlıca notu okudum. Notta ” Bunu ne zamandır istediğini biliyorum tatlım ve alamadığın için ne kadar üzüldüğünü de. Artık mutlu olabilirsin. Seni çok seviyorum hayatım.” Bu notu okuduktan sonra heyecanım daha da arttı ve hemen hediye paketini açtım. Açtığımda gördüğüm manzara karşısında gözlerim doldu ve kendimi tutamayıp ağlamaya başladım ama mutluluktan. İçinde kedi vardı ,ne zamandan beri istediğim tek şey, bu hediyenin sahibi geldi sonra yanıma. ANNEM. Yaptığım ilk şey sarılmak oldu ona . Bugün gerçekten unutulmaz bir gündü.

(Visited 40 times, 1 visits today)