Şizofren Olmalıyım

‘’ Kardelen Hanım, Murat Bey sıra sizde. Önce hanımefendiyi alalım.’’ dedi Mustafa Bey.

Kardelen Hanım bekleme salonunda oturduğu yerden kalkıp Psikolog Dr. Nehir Hanım’ın asistanı Mustafa Bey’i takip etti. Bekleme salonunun karşısındaki merdivenden bir kat yukarı çıktılar. Mustafa Bey merdivenin en üst basamağında durdu ve ‘’Sağdan ikinci kapı.’’ dedi. Kardelen Hanım kapılardaki isimlere baka baka yürüdü koridorda. Nehir Hanım’ın ismini gördüğü kapıyı tıklatıp içeri girdi. Nehir Hanım kapıya arkası dönük  camdan dışarıyı izliyordu. Kardelen Hanım’ın geldiğini fark edince usulca sandalyesini çevirdi ve karşısındaki koltuğu işaret ederek ‘’ Buyrun oturun lütfen.’’ dedi.

Bu oda içini ürpertmişti Kardelen Hanım’ın. Koltuğun sağındaki duvarda asılı olan tablo ona izleniyormuş hissiyatı veriyordu. Çığlık tablosuydu bu. Hayatı boyunca defalarca farklı farklı yerlerde görmüştü bu tabloyu ama odanın aurasındandı galiba Kardelen Hanım’ı şimdi rahatsız ediyordu. Yutkundu ve Nehir Hanım’ın konuşmasını bekledi. ‘’ Buyrun sizi dinliyorum.’’ dedi Nehir Hanım. ‘’Kızım Melisa’yla problemlerimiz var. Onu kontrol edemiyorum. Her gün daha da kontrolden çıkıyor. Dediklerimi dinlemiyor. Hep tartışıyoruz. 15 yaşında diyorum, ergen diyorum, alttan almaya çalışıyorum ama dayanamıyorum artık. Benimle hiçbir şekilde iletişime geçmiyor. Gün boyu odasında telefona bakıyor. Zaten onu bir tek yemekte görebiliyorum. Yemekten sonra da odasına çekilip son ses müzik dinliyor. Komşular bile şikayetçi müzik sesinden. Melisa’nın sorunlarını eşime de anlatamıyorum. Ağzımdan Melisa ismi çıktığı anda tartışmaya başlıyoruz Murat’la.‘’

Doktor sehpadaki deftere bir şeyler yazarak ‘’Öğretmenleriyle konuştunuz mu? Okulda da mı böyle yoksa sadece eve özel mi bu asi davranışları?’’ diye sordu. ‘’Evet, iki gün önce okulunu aradım. Aslında her hafta okuluna gidiyorum öğretmenleriyle iş birliği yaparak çözelim problemlerimizi diye ama…” Gözlerini ilginç bir şekilde yerdeki halıya diken Kardelen Hanım sustu biraz. Sonra enerjisi düştü ve ağır ağır anlatmaya başladı. “ En başından anlatayım. Melisa dört gündür okula gitmiyordu. Odasından bile çıkmıyordu. Acaba okuldan uzaklaştırıldı da benim haberim mi yok diye endişelendim. Okulunu aradım. kızımın durumunu sordum. Telefonu açan hanımefendi bana karşı çok kabaydı. Aynen şöyle dedi ‘Kardelen Hanım her hafta aramanıza veya gelmenize gerek yok. Kızınız okulumuza kayıtlı değil.’ ve yüzüme kapattı telefonu. Allah  Allah dedim, okuldan atıldı herhalde. Başım döndü. Mideme kramplar girdi. Ben bu çocuğu yetiştirirken nerede yanlış yaptım diye söylendim kendi kendime. Hoş 15 yıl geçmiş onu doğuralı ama hafızamı ne kadar zorlasam da ne bebekliğini ne de çocukluğunu hatırlayamadım. Bu sorunları fazla büyütüyorum galiba. Son zamanlarda hafızam iyice zayıfladı Nehir Hanım. Koşarak merdivenleri çıktım ve kapısına yöneldim. ‘’Kıs şu müziğin sesini, bizi apartmandan mı attıracaksın, şimdi markete gidiyorum ama geldiğimde seninle konuşacaklarım var küçük hanım!’’ diye bağırdım. Çok sinirlenmiştim. Temiz hava almam gerekiyordu biraz sakinleşmek için. Markete giderken de dönerken de ona diyeceklerimi düşündüm. Evin kapısına geldiğimde içeriden hala bangır bangır müzik sesi geliyordu. Her zamankinden daha sesli dinliyordu şarkılarını. Sanki ona çıkarken müziğin sesini kıs dememişim gibi… Anahtarı cebimde ararken olanları düşünmekten kendimi alıkoyamadım. Kesin okuldan atılmıştı. Kapıyı açtığımda ise daha büyük bir sürpriz. Kendi evimde tanımadığım bir sürü yüz…

Evimde 15-20 liseli genç çılgınca dans ediyordu. Bir de ne göreyim!? Melisa masaya çıkmış dans ediyor. Var gücümle bağırdım “Herkes dışarı, defolun!” Tüm gözler üstümde toplandı. Homurdana homurdana ayrıldılar darmaduman ettikleri salonumdan. Odada bir tek Melisa’yla ben kalmıştık. Uzun süredir ilk defa göz göze geliyorduk. Tam ağzımı açtım ve planladıklarımı söyleyecektim ki odasına koştu ve arkasından kapıyı kilitledi. Baktım iş düzelmek yerine daha da kötüye gidiyor son çare olarak buraya gelmeye karar verdim.”

“Anladım Kardelen Hanım. Sizi bekleme salonuna alalım bir de eşinizle görüşeyim. Sonrasında ne yapacağımıza karar veririz.” dedi Psikolog Nehir Hanım.  Kardelen Hanım’ın üzerinden büyük bir yük kalkmıştı. Konuşmak gerçekten de rahatlatıyordu insanı. Merdivenden indi ve bekleme salonunda oturan Murat Bey’i anlamlı anlamlı süzerek geçti, yanındaki koltuğa oturdu. Bu adamı ne kadar çok sevmişti. Evliliklerinin ilk yıllarında cıvıl cıvıl ne kadar çok sohbet ederlerdi birlikte. Hangi ara hiç konuşamaz olmuşlardı. ‘’Ahhh Melisa ahhh!.. Senin sorunların yüzünden sevdiğim adamla bile konuşamaz olduk. Senin sorunlarını duymak istemiyor, hiçbir şeyinle zaten ilgilenmiyor. Ben nasıl kalkarım bu kadar sorunun altından’’ diye geçirdi içinden gözlerini yerdeki halıya sabitleyerek.

 Asistan Mustafa Bey bu sefer de Murat Bey’i psikoloğun odasına yönlendirdi. Murat Bey Nehir Hanım’ın karşısına oturdu. Nehir Hanım “Eşiniz Kardelen Hanım kızınız Melisa’yla olan problemlerini anlattı. Bir de sizden dinlemek istiyorum sorunlarınızı.” dedi. Murat Bey “Nereden başlayacağımı bilmiyorum Nehir hanım. Şöyle ki biz eşimle on yıldır evliyiz ve çocuğumuz yok.Çocuğumuz olmadı…”

(Visited 57 times, 1 visits today)