Pedestrians walk through a snow-covered park during winter in Ankara, Turkey, January 21, 2016. REUTERS/Umit Bektas

Soğuk Bir Fırtına

10 Aralık’ta okuldan eve dönüyordum. Bana doğru gelen dev bulutlar gördüm. Bu iyiye işaret değildi. Yerler buzlanmaya başladı. Düşündüm ki, ya kayarak gidersem? Çantamdaki kartonu almaya çalışırken daha çok kar yağmaya başladı. İyi ki çantamın alt gözünde karlı günlere önlem için koyduğumuz gözlük vardı. Gözlüğü taktım ve kartonu yere koydum. Üç, iki, bir! Ellerimle kartonu itmeye başladım. Bir süre bu soğukta ilerledim. Ama sonra gözlüğüm buğulandı. Gözlüğümü sildim ve geri taktım. Artık fırtınadan hiçbir şey duyulmuyordu. Yorulmuş ve acıkmıştım. Üstü kapalı bir yere geçip sandviçimi yedim. Bir baktım, kar yolu tıkamış! Sonra bir mucize oldu. Bir el omzuma dokundu. Bu kar küreyiciydi! Yoldaki karları küreyip beni evime bıraktı. Aileme olanları anlatınca beni rahat ettirdiler. Soluklandıktan sonra akşam yemeği, ödev, oyun falan filan. En son yatağıma yatınca olanları düşünerek uyudum.

(Visited 24 times, 1 visits today)