Sokakta mı Sanalda mı Oynamak ?

   Eskilerde evlerimizin bulunduğu sokaklarda hep koşuşturan, oyun oynayan çocuklar görürdük. Birbirinden farklı tonlarca oyun vardı oynadıkları; saklambaç olsun, yerden yüksek olsun bulurdular oynayacak bir şey muhakkak. Zamanın ilerlemesiyle sokakta görünen çocukların sayısı azaldı. Bunun en belirgin nedeni ise de teknolojiydi, şimdi yaşı ondan büyük çocukları ortalıkta koşuştururken bulmak zor.

   Çocuk her nesilde çocuktur, bir şekilde kendini eğlendirmesi gerekecektir. Bu ihtiyacını da eline verilen telefon/tabletten halledebilecek kapasiteye sahiptir. Yeni neslin çocukları zeki, bu sanal ortamda bulduğu video oyunlarını sanal ortamda bulduğu ya da zaten tanıdığı arkadaşlarıyla oynayabileceğini hızlıca keşfedebilecektir. Ben o çocuklardandım. Gerçi, daha çok sokakta büyüyen ile tabletli çocuk neslinin arasında kaldım.

Küçükken hatırlıyorum arkadaşlarımla don ateş, yerden yüksek, yakan top oynadığımızı. Eğleniyordum, hem de çok ama şimdi video oyunlarının tadını almış olarak geleneksel oyunlarımızın sıkıntılarını fark ediyorum.

Benim oynandığını bildiğim fazla geleneksel oyun yoktu ki oyunlar basit kurallardan oluştuğu için deneyime farklılık katmak zordu. O yüzden bazen sadece sürekli aynı şeyleri oynamaktan sıkılıyordum. Oysa video oyunlarında zevkinize uyabilecek binlerce hatta milyonlarca tür oyun var ve bu oyunların çoğunu kolayca işleyişini değiştirmenin yolları var ki bu da bıkkınlığı ortadan kaldırıyor. Video oyunlarını da arkadaşlarınızla oynayabilmeniz yalnızlık hissettirmeyecektir.

 

Geleneksel oyunların çoğu ortadan ortaya koşuşturmayı yani bolca enerji ya da fiziksel yetenek gerektiriyordu. Sizi bilemem ama ben demir eksikliği olan kendimi saatlerce koştururken göremiyorum, şimdi 1 dakika bile koşamam sanırım. Ya da onu oyun oynamaktan alıkoyan bir engeli olan bir çocuğun herkes oyun oynarken onun oynayamamasından duyduğu üzüntüyü hayal edin. Hastanede kalırken internetten arkadaşlarıyla oyun oynayan insanların hikâyelerini okumuştum. Mutlu ediyor böyle güçlükleri olan insanların da oyun oynayabilmesi. Ayrıca fazla hareket gerektirmediğinden ben de engellerimi aşabiliyorum, çok daha uzun vakitlerce eğlenebiliyorum.

Önceki noktama farklı bir bakış açısı ile de yaklaşmak da isterim. Dediğim gibi video oyunları fazla fiziksel aktivite gerektirmediğinden vücudumuzu fazla kullanmamış olacağız. Saatlerce, günlerce fazla hareket etmeden durmamız sağlığımıza pek iyi gelmeyecektir. Hayatımızda az da olsa muhakkak harekete ihtiyacımız vardır. O oynadığımız geleneksel oyunlar da tam olarak ihtiyacımız olan egzersizi sağlıyor hem de eğlenerek. Bizi aktif tutuyorlar ki video oyunları pek bunu sağlamıyor.

Bir kez daha değinmek istediğim şey video oyunlarının sahip olduğu potansiyeldir. Yeterince bilgi ve sonsuz hayal gücü ile onların sahip olduğu imkânlar sınırsızdır ki bu da bir şahsın ilgisine hitap eden bir oyunun muhakkak var olması demektir.

 

Sonuç olarak hem geleneksel oyunlarla hem de video oyunlarıyla eğlenmiş biri olarak ben video oyunlarını tercih ediyorum çünkü onların ayrıcalıkları daha çok bana hitap ediyor ve onların sahip olduğu potansiyeli daha da seviyorum.

(Visited 7 times, 1 visits today)