Sosyal Medya ve Gizlilik

Birçok kez duymuşsunuzdur, görmüşsünüzdür. Ne zaman bir haber sitesi okumaya kalksak, haber izlemeye çalışsak ve hatta arkadaşlarımızla sohbet ederken bile teknolojinin aslında ne kadar geniş kapsamlı bir şey olduğunu ve bunun yanlış şekilde kullanıldığı takdirde çok kötü şeyler açabileceğinin haberini alıyoruz.

Sosyal medya sitelerini, uygulamalarını 7’den 70’e herkes kullanmaya başladı günümüzde. Bakıyorsun 50-60 yaşındaki teyzeler tiktok çekmeye bile başlamış. Yalan söylemeyelim birbirimize, kim günde en az 1 saat vakit geçirmiyor ki uygulamalarda. Sevdiğimiz insanlarla iletişim kurmak, onların anılarını görmek, sevinçlerine ortak olmak, desteklemek ve bundan da ötesi, yıllardır hiç görüşmediğimiz kişiler bir bakıyorsun ana sayfanda öneriliyor.

Facebook’tan başlayalım. Instagram, WhatsApp hepsi Facebook’un kurucusu Zuckerberg’e ait. Bir ara birçok kişinin verilerini satmaya çalışmış adamdan bahsediyorum. Günümüzde bazıları Instagram kullanmasa da WhatsApp neredeyse zorunluluk haline bile geldi. İnsanlar işyerlerinde, okullarda WhatsApp’ı zorunlu yapıyor. Bu bana kalırsa çok büyük bir tehlike, Günümüzde internet kullanan kullanıcıların %85’i WhatsApp ve Instagram kullanıyor. Bu da demek oluyor ki Facebook bu kadar kişinin telefon numarasını ismini, e postasını, özel hayatını, nerede yaşadığını, cinsiyetini, yaşını, sosyal medyada ne kadar vakit geçirdiğini ve hatta hangi sitelere hangi cihazdan girdiğini bile biliyor. Denk gelmişsinizdir mesela. bir parfüm bakıyordunuz diyelim, o baktığınız parfümün aynısı ve diğer benzer çeşitleri ya da o parfümü alan, görüntüleyen kullanıcıların diğer aldıkları, görüntülediği parfümler bile önünüze geliyor en az 1 hafta boyunca. Bu da çoğu zaman Instagram, Facebook gibi platformlarda gerçekleşiyor. Klişe bir örnek olacak büyük ihtimal hepiniz biliyorsunuzdur etrafınızdan ama bir ortamda konuştuklarınızı dinleyip ona göre reklam algoritması devreye bile sokuyorlar.

Aslında korkunç bir çağda yaşıyoruz, Google’ı düşünün. Şirket en ünlü internet tarayıcısından tutun çoğu zamanımızı harcadığım cep telefonlarının işletim sistemine sahip. Şuan istese hayatınızda olan biten her şeye ulaşabilir, bunları belgeleyebilir, satabilir ve hatta dünyanın sonunu bile getirebilir. O kadar da değil diyorsanız biraz düşününce o kadar olduğunu anlıyorsunuz.

Mesela telefonlarımızda olan sesli asistanlar. “Hey Google” ya da “Hey Siri” deyince hemen açılıyorlar, çok basit geliyor ama bu komutları anlamaları için ortamdaki her şeyi dinlemeleri gerekiyor. Ya da mesela yeni iPhone’larda olan canlı fotoğraflardan haberiniz vardır. Siz o fotoğrafı görüntüleyince  o beyaz butona dokunmadan önceki 2 saniye boyunca ne söylendiğini duyabiliyorsunuz.

Sonuç olarak teknoloji 7’den 70’e tüm insanların hayatında var olan bir şey haline gelmiş durumda. Hayatımızı kolaylaştırdığı gibi bunun bazen sonuçları ve almamız gereken önlemler de olabiliyor. Bu sonuçlar arasında sosyal medyalar tarafından gizliliğimizin ihlal edilmesi neredeyse başta geliyor. Hiçbir verimiz aslında güvende değil ve her an bir şey olabilir. Şu an bunu okurken bile izlenmediğinizi bilemezsiniz.

 

(Visited 43 times, 1 visits today)