Tatil Kavramına Uzayın da Girmesi

Yıl 2037 Mars’a ilk insanın adım atmasından beri beş yıl geçmiş ve Mars zaman içerisinde kolonileşmeye başlamış durumda. Şu anda ise Mars’ta toplam 40 bini aşkın kişi hayatını sürdürmekte. Zevk için Ay’a gidenlerin sayısı katlanarak artmış ve basit zenginlikteki bir aile bile Ay’da rahatça beş gün geçirebiliyor. İnsanlar da Mars’ta yaşanılabileceğini öğrendiği için Dünya’ya daha da kötü davranmaya başladı. Peki ya böyle bir durumda Dünya’da kalmak mı daha mantıklı yoksa uzayda bir gezinti yapmak mı?

Elimizde 250 bin dolar var ve bu paranın tamamını bir gezi için harcamalıyız. İki seçeneğimiz var: Dünya’da kalan güzellikleri bulmaya çalışmak ya da uzaya gezi için gitmek. Bu seçim kısmı yanıltıcı olabilir çünkü Dünya’nın durumu belirsiz ancak uzayın durumu daha da belirsiz. İlk olarak Dünya’nın vaziyeti ile başlayalım. Zengin kesimin büyük bir kısmı Mars’a göç etmiş bu nedenle Dünya’daki fakir kısım artmış olacak. Ayrıca zengin kısmın Dünya’dan ayrılması da Dünya’dan para ve iş çıkışına sebep olacaktır. Bu da Dünya’da suç oranının artmasına neden olacaktır. Suç oranının artması güvenlik ihtiyacının daha da önemlileşmesini sağlayacak, bu da güvenliğin fiyatının artmasına neden olacaktır. Özetlemek gerekirse, Dünya’da gezmek normal koşullara göre daha da zorlu ve pahalı olacaktır. Bu koşul orta gelirli normal yaşama sahip aileleri zorlayabilir. Dünya’da tatile çıkmanın artı yönlerine bakacak olursak, Dünya’daki güzellikleri daha önce görülmemiş bir şekilde görebiliriz. Nasıl olsa hizmet de pahalılaştı ve bu fiyat artışı Dünya’daki doğal ve yapay güzelliklere verilen güvenlik, bakım gibi hizmetlerin de fiyatı uçtu. Hatta normal hizmetlere göre daha da pahalı oldular çünkü bu güzelliklerin çoğunluğunun bakımını zengin insanlar yaptırıyordu. O zengin insanlar da puf olup Dünya dışındaki bir koloniye yerleştiler. Aynı zamanda doğanın bu güzelliklerin üzerinde oluşturduğu etkiyi görmek ayrı bir güzellik olurdu. Eyfel Kulesini değişik renkteki sarmaşık ve çiçekler içerisinde görmek gibi örneğin.

Şimdi ise uzaydaki bir yolculukta başınıza gelebilecek olanlardan bahsedelim. Elinizdeki 250 bin dolar sizi ancak Mars’ta bir ay tutabilecek düzeyde (Evet, teknoloji o kadar gelişti.) . Üzerine 150 ila 300 gün sürebilecek tek yönlü dengesiz bir yolculuğu eklemeyi unutmayın. Diyelim ki kendinizi zihinsel olarak sırf kırmızı kumları görmeye gidecek kadar hazırladınız. Üzerine bu yolculuğun dengesiz olduğunu da hatırlatayım. Yolculuğun tam ortasında gemide ciddi bir sorun çıkarsa size yardım gelmesi birkaç ay sürecek. Pekâlâ, yolculuk kısmını geçelim ve biraz olumlu bakmaya çalışalım. Yolculuk faslını geçtiniz ve artık Mars’tasınız! Sonuç olarak yeteneği ve parası olan birçok insanın yaşadığı yerdesin. Devasa güneş panelleri, müthiş hızda gelip geçen kasırgalar, turuncumtırak Güneş, Pathfinder Anıtı… Hepsi gerçekten de Dünya dışından gelmiş gibi gözüküyor. Fakat Mars’ın hala belirli bir kısmı keşfedildi ve hemen hemen görebileceğin her şey bu.

Karar zamanı geldiğine göre cevabımı vereyim. Ben olsaydım Dünya’da kalıp, doğanın değiştirmiş olduğu güzellikleri görmek isterdim. Yani, Mars’a gidip dönememe ihtimalim daha yüksek. Dünya’nın sosyal açıdan da nasıl değiştiğini görmek eğlenceli olurdu.

(Visited 27 times, 1 visits today)