Tecrübeye Varan Yol

Zaman kavramı geçmişten bu yana hep var olmuştur. Geçen süre hep aynı olsa da bu süre insanlar için değişir. Saatler o kadar güzel ve keyifli geçer ki sanki dakikalar olmuş gibi gelir, aynı şekilde geçen dakikaların korku, hüzün gibi duygular yüzünden saatler gibi gelmesi de mümkündür.

Hepimizin bir sürü kötü anısı vardır. Gerek bizde büyük bir kayba yol açan gerek utançtan yerin dibine sokan anılardır bunlar. Bu anılar bizi bugünümüze iyisiyle veya kötüsüyle bir şekilde getirmeyi başarmıştır. Ne kadar keşke yaşanmasaydı dediğimiz anlar da olsa artık elimizden bir şey gelmez. Geçmişe dönüp aynı hataları yapmama veya olan bir olayı önleme şansımız yoktur.

Bu ‘keşke yaşanmasaydı’ dediklerimizin yanı sıra bir o kadar da ,belki daha da fazla, iyi ki yaşanmış dediğimiz anlar da vardır. Yeri gelir aynı o zamanki neşesini aradan geçen zaman fark etmeksizin verir yeri gelir içimize bir burukluk ve özlem verir.

Kısacası iyisiyle kötüsüyle bir şeyler yaşayıp bir birikimimiz olması tüm bu kötü anlara değer. Tekrardan bir zorlukla karşılaştığımızda geçmişte yaşadığımız olayları ve hissettiğimiz çaresizlikleri nasıl yendiğimizi hatırlayıp yolumuza daha emin adımlarla devam edebiliriz. Her adımda biraz daha tecrübeli ve kendinden emin olabiliriz. En önemlisi de aynı hataya tekrar düşmeyiz. Atasözlerimizin en önemli özelliklerinden biri de bazı şeyleri bize bizzat kendimiz deneyimlemeden anlatmak. Örneğin ‘ Dost kara günde belli olur.’ Bu sözü bilen biri ne anlama geldiğini bilir ama diğerleri kendileri kötü günlerinde arkadaşları tarafından bırakılmadan veya ihanete uğramadan ne demek olduğunu anlamazlar.

Peki hayat hep üstesinden gelebileceğimiz 1 gün veya 1 yıl alsın eninde sonunda ne yapıp edip atlatabileceğimiz zorluklardan mı oluşur? Bana kalırsa cevabı yine kişiden kişiye değişen bir soru. Değişen şey ise sizin ne kadar yükü ne kadar sürede kaldırabileceğinize bağlı, veya kaldırıp kaldıramayacağınıza. Örneğin her gün Türkiye’de ortalama 9 kişi çeşitli psikolojik sorunlar yüzünden intihar etmekte. Bu psikolojik sorunların büyük çoğunluğu özledikleri veya pişmanlık duydukları geçmişleriyle ilgili. Silebilseler bir kalemde silecekler tüm geçmişlerini.

Tecrübe yediğimiz kazıkların bileşkesidir.

Sonuç olarak bu işi lehine ve aleyhine kullanan birçok insan var. Bunu ne kadar kendi ellerimizde olmayan bir şey olarak görsek de aslında bizim elimizdedir. Kaçmak yerine savaşıp yendiğimiz tüm zorluklar bize birer artıdır. Bu nedenle ben Adam Fawer’ın:  ‘Bil ki geride bıraktıkların ileriye gitmeni engelleyecek. Unutma; ileri gidebilmen için arkadakileri unutman gerek.’ sözü yerine George Santayana’nın: ‘Geçmişi hatırlamayanların yazgılarında geçmişi tekrar etmek vardır. ‘ sözünü doğru bulup destekliyorum.

(Visited 10 times, 1 visits today)