Tehlikeli ve Kontrolsüz Güç

Atom bombaları, nükleer reaksiyon ve nükleer fisyon birlikte kullanılmasıyla ya da çok daha kuvvetli bir füzyonla elde edilen yüksek yok etme gücüne sahip silahtır. Genel patlayıcılardan farklı olarak çok daha fazla zarar vermek amaçlı kullanılır. Bu yüzden atom bombaları yıllar içinde dehşet saçmıştır ve elinde bu tip bir nükleer silah bulunduran ülkeler farklı ülkelere boy gösterisi yapabilmişlerdir.

 

İlk atom bombası denemeleri ABD tarafından gerçekleştirilmiştir. ”Manhattan Projesi” adı altında yürütülen bu nükleer program 2. Dünya Savaşı’nın gidişatını değiştirmiştir. 2. Dünya Savaşı’nın son zamanlarında Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki şehirlerinde kullandığı nükleer silahlar, nükleer silahların savaş alanında kullanıldığı tek örneklerdir. Bunun ardından dünya atom bombasının gerçek gücünü görmüştür. 2. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle diğer ülkeler de nükleer silahlar edinmeye başlamıştır.

 

Soğuk Savaş dönemlerinde iki büyük nükleer güç ortaya çıktı : ABD ve Sovyetler Birliği. Özellikle ABD ve Sovyetler Birliği’nin silahlanma yarışına girdiği Soğuk Savaş döneminde büyük bir nükleer savaşın gerçekleşme ihtimali doruk noktasına ulaşmıştır. 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılması ile Soğuk Savaş dönemi sona ermiş, iki nükleer süper güç arasındaki nükleer savaş ihtimali çok azalmıştır. Bu dönemden sonra nükleer savaş tehlikesi yerini nükleer silahların yayılması tehlikesine ve nükleer terörizme bırakmıştır. Dünya’da nükleer silahlar arttıkça bunların kullanılma oranları da artacaktır.

 

Nükleer silahlara sahip olmak büyük bir sorumluluk getirir. Dünya liderlerinin bazıları bunun farkında değil maalesef. Onlar bu gücü adeta bir oyuncakmış gibi kullanıyor , devamlı farklı ülkeleri tehdit ediyor. Bu sorumluluklara dayanarak eğer bir nükleer savaş çıkar ise sonuçları kaçınılmaz ve acı verici olurdu. Örneğin sadece ABD ve Rusya bile savaşa girse dünya genelinde beklenen ölüm sayısı kırk milyonu aşkın. Ayrıca ülkeler endüstriyel kapasitelerinin çoğunu kaybedecekleri için dünya genelinde besin , sağlık ve barınma gibi sorunlar artacaktır. Savaşın sona ermesinden 40 yıl sonra bile, meydana gelen kirlenme tahmini bir milyon tiroit kanserine, 300,000 diğer kanser çeşitlerine, 1,5 milyon tiroit anormalliklerine ve 300,000 genetik bozukluklara yol açacaktır.

 

Artık günümüzde neredeyse her gelişmiş veya gelişmekte olan ülkenin nükleer savaş gücü bulunuyor. Önemli olan o ülkelerin bu nükleer gücü sadece göz dağı vermek için kullanması çünkü bu güç hayal edilemeyecek kadar fazla ve yıkıcı bir güç. Hiçbir ülke bu güç yaşamak istemez.

 

Dünya barışının korunması için küresel olarak nükleer silahların yok edilmesi gerekiyor. Bu tip nükleer silahlar küçük olup daha dar bir alanı etkileyebilir ama yine de normal bir atom bombasının verdiği etkiyi bunlar da verecek. O yüzden nükleer silahın küçüğü ve büyüğü arasında pek fazla fark yok diyemeyiz.

(Visited 11 times, 1 visits today)