Teknolojinin Yararları ve Zararları

Teknoloji, günümüzde dünyanın vazgeçilemez bir parçası haline gelmiştir. Her ne kadar sağlık, ulaşım, bankacılık gibi birçok alanda işimize yarıyor olsa da teknolojiyi bilgisayar ve telefon bağımlılığından ibaret kılmış insanlar var. Peki teknoloji yararlı olduğu kadar zararlı da olamaz mı?

Teknolojinin bize sunduğu en büyük avantajlardan biri, hemen hemen her yerde kullananabilmemizdir. İhtiyacımız olan her türlü bilgiyi avucumuz içinde tutabilir hale geldik. Nerede olursak olalım tek tıkla işimizi halledebiliyoruz. Bununla beraber insanlarla iletişime geçmek de kolaylaştı. Gerektiğinde mesajlaşmak için çeşitli uygulamalar, gerektiğinde arama yapmak için telefonlarımızı kullanıyoruz. Kilometrelerce ötedeki biriyle konuşmak için artık eskisi gibi kuş ile mektup göndermek gerekmiyor tabii. Her şey çok kolay. Amma velakin bize bunca kolaylık sunan teknolojinin kötü yanları da yok değil.

Amerika’da yapılan bazı araştırmalara göre uzun süre ekran başında durmak insanlarda mutsuzluğa sebep oluyor. Depresyona bile sokabilen uzun süreli telefon kullanımı günümüzde oldukça tehlikeli olmaya başladı. Focus Clinics’in kurucusu David Allamby, akıllı telefonlar 1997’de piyasaya sürüldüğünden beri, miyop göz bozukluğundan muzdarip insan sayısının %35 oranında arttığını açıklamıştır. Teknolojinin gereksiz derecede fazla kullanımı vücudumuzda bunun gibi kalıcı hasarlara neden olmaktadır.

Obezite de teknolojinin getirdiği büyük problemlerden biri. Obezite, kalp hastalıklarına yol açmakla kalmayıp aynı zamanda ölümcül bir nitelik taşıyor. Teknolojik aletlerin başında çok zaman geçiren çocukların çoğunda bu problem açıkça görülmekte. Maalesef ki, Türkiye’deki çocukların %10’u obez.

İnsanlarda sosyal bozukluklara da yol açar teknoloji. Aile içinde ve arkadaş çevresinde telefonuna gömülen insanlar, teknoloji bağımlıları, genelde sağlıklı ilişkiler kurmaktan acizdirler. Artık gençler bir araya geldiklerinde birbirlerinin suratına değil, telefon ekranlarına bakmaktadırlar. Böyle insanlar yeni bir ortama girdiklerinde sosyal becerileri gelişmediği için yalnızlık çekmeye daha meyillilerdir.

Teknolojiye sadece tablet, telefon, bilgisayar olarak değil de daha geniş bir çerçeveden baktığımızda, insanlar bir yana, dünyamıza da sebep olduğu tahribatı fark ediyoruz. Her gün kat be kat gelişen fabrikalar belki de bu tahribatın en büyük kaynağı. Fabrikadan çıkan gazlar hem hava kirliliğine sebep olup insanlarda akciğer hastalıkları riskini arttırıyor hem de dünyamızı saran ozon tabakasını deliyor. Kimyasal gazlar sebebiyle ozon tabakasının hasar görmesi ise küresel ısınma gibi faciaların ortaya çıkmasına sebep oluyor. Fabrikalardan salınan gazlar kadar sıvılar da doğal yaşamı etkiliyor. Arsenik ve siyanür gibi toksitlerin suya karışması, su canlıları ve insanlar için oldukça tehlikeli. 2011 yılında Kütahya’nın bir köyünde suya karışan siyanür sebebiyle yedi kişi ölümden dönmüştü. Bir de sudaki balıkları düşünün!

Teknoloji tabii ki günlük yaşamımızda olacaktır. Teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak imkansız olduğu kadar saçmadır da. Ancak, teknolojiyi her şeyin bir limiti olduğunu bilerek kullanmalıyız. Tüm günümüzü teknolojik aletlerle oyalanarak geçirirsek hem sağlığımızı hem de ilişkilerimizi tehlikeye atmış oluruz. Teknolojiyi gerektiğinden fazla kullanmamanız gerektiğini unutmayın!

 

KAYNAK:

https://www.google.com.tr/amp/m.haberturk.com/saglik/haber-amp/639536-kutahyada-suya-siyanur-karisti

https://www.google.com.tr/amp/s/www.yenisafak.com/amphtml/hayat/turkiyenin-yuzde-30u-obez-2405888

https://www.google.com.tr/amp/sosyalmedya.co/akilli-telefon-goz-bozukluklari/amp/

(Visited 336 times, 1 visits today)