Telaş İçinde

Bu aralar çok stresli ve telaşlıydım. Yetiştirmem gereken çok fazla iş, yardım etmem gereken çok fazla insan vardı. Her hafta yetimhanede ki çocukları ziyaret edip, onlarla vakit geçiriyordum. Onlarla birlikte resim çiziyor, kaldıkları yerleri tekrar düzenliyorduk. Bunu yaparken gerçekten seviniyordum. Hem kendimi mutlu ediyordum hem de orada kalan çocukları. Ama bu hafta yapmam gereken çok fazla iş olduğundan, çocukların yanına gidebilecek miydim emin değildim. Çalıştığım şirket zor bir dönem geçiriyordu. Şirketin batmaması için tüm çalışanlar çok uğraş veriyorduk fakat gün geçtikçe azalıyorduk. Bu şirketin daha fazla dayanamayacağını düşünen kişiler işi bırakıyorlardı. Belki de hepimizin yapması gereken şeydi bu. Ama her ne olursa olsun, şirket yok olmadan önce vazgeçmeyecektim. Şirketi kurtarmak için neler yapabileceğimizi gece gündüz düşünüyordum. Hatta bazı geceler uyumuyordum bile.

Bu gece de öyle bir geceydi. Kafamı yastığa koyduğumda uyuyamıyordum. Ya şirketi ya da şirkette çalışanların eğer şirket diye bir şey kalmazsa ne yapacaklarını düşünüyordum. Yüzlerce insan işsiz kalabilirdi, belki de ailelerini, çocuklarını geçindiremeyeceklerdi. En sonunda uykuya dalmıştım. Sabah uyandığımda kalkmam gereken saatten yarım saat geç kalktığımı fark ettim. Çok sorun olmamıştı. Normalde otobüs ile gidiyordum fakat bir günlüğüne taksiye binebilirdim. Otobüsü kaçırma gibi bir derdim olmayınca rahat ve gayet yavaş bir şekilde hazırlanıyordum. Her ne kadar zamanım olsa da kahvaltıda çok bir şey yememiştim. Sadece iki tane kızarmış ekmek yanında ise sade bir kahve içmiştim. Giyindikten sonra hala zamanımın olduğunu fark ettim. Sıkılmamak için televizyonu açmıştım fakat iyi haber veren bir kanala rastlayamamıştım. Daha fazla kötü haberlere ihtiyacım olmadığını düşünüp televizyonu kapattım. Evin içinde içim daralmıştı. Taksi çağırıp dışarıda beklemeye başladım. Şansıma yağmur yağıyordu yanımda da şemsiye yoktu. Taksi sonunda gelmişti. Daha fazla vakit kaybetmeden taksiye bindim. Yarım saat – kırk dakika yolumuz vardı bu yüzden taksi şoföründen en sevdiğim kanalı açmasını istedim. Nihayet on dakikalık bir yolumuz kalmıştı fakat gerçekten çok trafik vardı ve ben işe geç kalmak üzereydim. Görünüşe bakılırsa evde çok oyalanmıştım. Bu şekilde oturursam geç kalacağımı düşünüp, taksiden indim. İlk olarak yürüsem de daha sonra koşmaya başlamıştım. Şirkete yetişmekten başka bir amacım olmadığı için hiçbir şeye dikkat etmiyordum. İnsanlara çarpıp duruyordum. Karşıdan karşıya geçmeden önce her ne kadar yolları kontrol etsem de bu sefer etmemiştim. Karşıdan karşıya geçtiğimi bile fark edememiştim ki. Karşıdan karşıya geçebilmiştim fakat kaldırıma adımımı attığım an hemen yanımdan hızlı bir şekilde bir araba geçmişti. Kornaya basmayı da ihmal etmemişti.

Aman Allahım! Gerçekten ucuz kurtulmuştum! Belki de zamanında kaldırıma çıkmasaydım şu an burada ayakta değil, yerde yatıyor olurdum. Bunu düşünmek bile korkunçtu. Gerçekten sakinleşmeliydim. Bu telaş bana iyi gelmiyordu.

(Visited 104 times, 1 visits today)