Terazi Tarih Boyunca Tek Tarafta

İnsanlar bu dünyada yaşamaya başladığından beri , toplumda kadının yeri hiçbir zaman tam olarak belirlenemedi. Başta erkekler çok yüce tutuldu , kadınlar ise objeleştirildi . Buna birçok örnek verebiliriz dünya tarihinden. Örneğin,

  •  İngiltere’de XI. Yüz yıla kadar erkekler karılarını satabilirlerdi. Hıristiyanlar ise kadına şeytan gözüyle bakarlardı ve kadını pis bir varlık olarak gördükleri için  İncil’e el sürmelerine izin verilmezdi. Kadınlar İncil’e dokunabilme hakkına Hanri döneminde (1509-1547) sahip oldular.
  • Çinlilerde ise kadın insan sayılmaz ve isim dahi verilmezdi. Kız çocuklarına da ad verme gereği duyulmaz, bir iki üç şeklinde çağırırlardı.  Kadın hizmetçi sayılır, kocası ve çocukları ile aynı sofrada oturamazdı. Ayakta durup onlara hizmet etmek zorundalardı.
  • Farslarda da  kadın erkeğe itaat etmek zorunda kalırdı. Bir erkeğin birden fazla kadınla evlenmesi normal karşılanırdı. Sasani İranında Farslar, kan bağının nikaha mani olmaması nedeni ile anne ve kız kardeşleriyle evlenebildikleri gibi, bu konuda teşvik edilirdi.
  • .Arapların cahiliye döneminde kız çocuklarının toprağa diri diri gömülmesi tarihi bir gerçektir. Kız çocuğa sahip olmak namussuzluk olarak görülürdü.  Eski Yunanlarda da kadının bir değeri bulunmazdı. Kadın, tıpkı bir eşya gibi alınıp satılır ve miras olarak bağışlanabilirdi.
  • Osmanlı’da miras konusunda da kadınların erkeklere oranla daha az miras payına sahip olduğu gözlenmiştir. Osmanlı Mahkemelerinde 2 kadın ancak bir erkeğe denk tutulmuş, dini eğitimde ise kız-erkek ayrımı yapılmayıp kız çocukları sıbyan mekteplerinde eğitim görmüşlerdir. Köydeki kadınlar ise erkekler gibi tarlalarda çalışarak evini yönetip, halı ve kilim dokumasına karşın asla erkekler ile eşit haklara sahip olmamışlardır.

Bu konuya dair verecek örnekler maalesef bitmiyor ve günümüzde teknolojide , bilimde ve sanatta ne kadar gelişme olsa da hala kadına verilen hakların erkeklere oranla daha az olduğunu ve iş hayatında da bazı eşitsizlikler olduğunu görüyoruz.

Cinsiyet eşitsizliği konusunda pek çok düşünce var ve bazı düşüncelerin aslında kavramı anlayamamaktan ortaya çıktığını düşünüyorum. Kadın erkek eşitliği dendiğinde genel olarak insanlar kadınların daha üstün olması olarak anlıyor fakat durum her iki cinsiyeti de aynı yere getirmek.

Dünya’daki kadın erkek eşitsizliğine yol açan onlarca faktör var ve bence bunlardan birisi de toplumsal cinsiyet rolleri.

Toplumsal Cinsiyet Nedir? | MİK Portal

Toplumsal cinsiyet rolleri, kadınlardan ve erkeklerden toplumun beklediği davranış kalıplarını ifade eder. Bu roller, erkeğin egemen olduğu bir sistem tarafından biçimlendirilmiş olması sebebiyle, toplumsal ve kültürel olarak süregelen kadın erkek eşitsizliği üzerine inşa edilmiştir. Kadın haklarına ilişkin uluslararası insan hakları belgelerinde de vurgulandığı üzere; kadın erkek eşitliğinin yaşama geçirilmesinin önemli aşamalarından biri geleneksel cinsiyet rollerinin terkedilmesi ve eşitlikçi cinsiyet rollerine geçilmesidir.

Kısacası konu eşitlik olduğunda toplumsal cinsiyet rolleri karşımıza büyük bir engel olarak çıkıyor ve bunu yenmezsek asıl toplumdaki kargaşa ve kaosun daha da fazla artmasını bekleriz.

 

Kaynakça:

Geçmişten Günümüze Türk Toplumlarında Kadının Yeri ve Önemi – Türktoyu – Türk Dünyasını Keşfet (turktoyu.com)

1486770 (dergipark.org.tr)

m2017-132-1686 (barobirlik.org.tr)

 

(Visited 7 times, 1 visits today)