Tesadüf

Babam, bilmeceler ve akıl oyunlarını çok severdi. Ölmeden önce bu sevgisini bana da kazandırdı. Hatta öyle böyle sevmek ne kelime o kadar çok severdi ki adı “Zınlay” koydu. Anlamadıysanız tersten okuyunca adım “Yalnız” oluyor.

Annem beni doğururken ölmüş. Ben de babamla yaşıyordum, ta ki babam bir melek olup uçana kadar. Tabii ben buna pek inanmıyorum bunu nerden mi çıkardım, babamın bana yazdığı bir adresten. Geçenlerde babamın çok sevdiği bir ceketini giyme kararı aldım. Elimi cebime attım ve bir kağıt buldum. Üstünde bir adres yazıyordu. Oraya gittim ve bir kadın benim elimden tutup “Baban hala yaşıyor ve …” cümlesini tamamlayacak iken kadın yere yığıldı. Ambulansı aradım, hastaneye yanına gittim ama kadın hayata tutunamamıştı. Polisler ifademi aldı ama kadının söylediği aklımdan asla çıkmıyor adeta bir kaset gibi sürekli çalıyordu ama ona güvenmeli miydim? İşte orası biraz karışık.

Günler sonra babamın arabası polisler tarafından bulundu ve bulunan adrese doğru yöneldim. Sordum soruşturdum ama insanların ağzından bir tek kelime çıktı “Bilmiyorum”. Polisler kameraları incelemiş ve babamın bir saat kulesine çıktığını gözlemlemiş.

Polisler bu saat kulesine çıkıp babamı kurtardılar. Aslında babam saat kulesinin çalışmadığını fark edip mekanizmasına bakmak istemiş ve düzeltmiş ama rüzgardan kapı kapanınca mekanizmanın bulunduğu yerde takılı kalmış. Babamın ölmediğini biliyordum ve yanılmadım, bilmeceleri çözüp babama ulaştım. Aklımda takılan bir soru vardı o kadın kimdi. Babama sordum babam şu şekilde açıkladı “O benim uzaktan akrabam ama küçüklükten beri çok severim. Saat kulesinde takılı kalmadan önce onu ziyaret etmiştim.” dedi ve aydınlanmıştım. Aynı zamanda hem babama kavuşmuş hem de bilmece diye düşündüğüm şeyin bir tesadüf olduğunu anladım.

(Visited 2 times, 1 visits today)