Tesadüfi Gerçekler

Aylardan haziran, günlerden ise pazartesiydi. Genellikle insanlar bugünü sevmezler ve pazartesi sendromu içinde olurlar fakat benim için öyle değildi. Bugün büyük gündü. Aylardır bugünün gelmesini bekliyordum. O muhteşem gün ise tatile gideceğimiz gündü.

Pardon ben size kendimi tanıtmayı unuttum. Ben Damla. Yirmi yaşındayım. Bence güzel bulduğum kahverengi saçlarım ve kahverengi gözlerim var. Çok fazla zayıf sayılmam ama güzel bir fiziğe sahibim. Her neyse biz konumuza geri dönelim. Sabah erken saatlerde Antalya’ya gitmek üzere Çağla ve Sude ile -arkadaşlarım- yola çıktık. Bizi uzun bir yol bekliyordu. Yolun geçmesini beklemek için uyumaya karar verdim. Uyandığım zaman Antalya’ya yaklaşık 1 saatimiz kalmıştı. Bizde gideceğimiz otele daha olduğundan bir benzinliğe yiyecek ve içecek almak için uğradık. Dışarı çıktığımda uyku sersemliğim gitmişti. Yavaş yavaş yürüyerek benzinliğin marketine gidiyordum önüme bakmadığım için birisine çarptım. Gözlerimi kapattım ve düşmenin verdiği acıyı beklerken birisi beni tutuyordu. Sevinmiştim, büyük bir rezillikten ve ağrıdan kurtulmuştum. Fakat beni kim tutuyordu? 

Gözlerimi açtığımda karşımda bana bakan denizi andıran mavi gözleri gördüm. Bana endişeli gözlerle bakıyordu. Büyük ihtimalle düşmek üzere olduğum  için böyle bakıyordu. Sonunda gözlerimi ondan ayırdığımda yavaşça ondan çekildim ve keşke çekilmeseydim dedim. Çünkü karşımda benim yaşlarımda olan, altın rengini andıran sarı saçları, çok tatlı olduğunu düşündüğüm yüzü ve spor yaptığı belli olduğu bir vücudu olan birisiyle karşılaştım. Ondan gözlerimi alamıyordum. Çünkü ondan çok etkilenmiştim. Yanlış anlamayın sadece yakışıklığı hakkında böyle söylüyorum. Daha sonra aklıma beni tuttuğu gelince ona ‘’ Çok teşekkür ederim beni tuttuğunuz için ve ayrıca özür dilerim önüme bakmıyordum size çarptım.’’ dedim. Karşımdaki çocuk ise gülerek ‘’ Ne demek, zaten bende bakmıyordum önüme sorun değil.’’ dedi. Öylece birbirimize bakıyorduk. Tam bir şey söyleyecekti ki Sude bana gideceğimizi söyledi. Bende markete girip alacaklarımı aldıktan sonra yine yavaş adımlarda arabaya yürüdüm.

Bir saat çok hızlı bir şekilde geçmişti. Artık otelimize varmıştık. Evlerin girişindeki güvenlikleri andıran bir yerden de geçince arabadan indik ve lobiye doğru yürümeye başladık. Ben yine önüme bakmadığım için birisi ile çarpıştım. Çarpışmaktan bıktığım için baygın gözlerle çarptığım kişiye baktım ve bakınca bu kadarının tesadüf olacağını düşündüm. Çünkü benzinlikte çarptığım çocuk şu an karşımdaydı. Bana ‘’Bak şu kadere bizi yine karşılaştırdı.’’ dedi. Ben anlam veremediğim bir heyecandan dolayı bir şey söylemeyerek oradan ayrılıp Çağla ve Sude’nin yanına gittim. Onlar bana ne olduğunu sorudu bende onları geçiştirdim. Son kez arkama baktığımda çocuğun gülerek beni seyrettiğini gördüm. Utanmamın verdiği duyguyla hemen önüme döndüm. Artık anlamıştım benim daha dikkatli yürümem gerekiyordu.

Kızlara yolun verdiği yorgunluktan dolayı geldiğimizden beri hiç odadan çıkmamıştık. Fakat sabah vakitlerinde olduğumuz için denize gitmek için hazırlandık. Plaja doğru yürüyorduk ben o sırada güneş gözlüğümü arıyordum ve yine birisine çarptım. Artık kim olduğunu biliyordum. Kafamı kaldırınca yine o gözleri gördüm. Şaşırmamıştım. Bana dönüp ’’ Tekrardan kusura bakmayın ve isminizi öğrenebilir miyim?’’ dedi. Bende elimi uzattım ‘’Ben Damla. Siz?’’ dedim. ’’Mert’’ dedi. İşte böylelikle tanışmış olduk. Tatil daha yeni başlamış oldu. 

Ben kızların yanına doğru yürümeye başladım. Onlar şezlonglarda güneşleniyorlardı bende yanlarına oturdum. Daha sonra denize girdik, sohbet ettik derken akşam olmuştu. Odalarımıza çıkıp akşam yemeği için hazırlandık. Restorana girince etrafa göz gezdiriyordum ve o sırada Mert ile göz göze geldik. O da beni görünce gülümsedi. Bende gülümsedim. Bir masaya oturduk ve yemek siparişlerimizi verdik. Arada Mert ile göz göze geliyorduk. Neden böyle olduğunu anlamıyordum fakat hep onu düşünüyor ve ona doğru çekildiğimi hissediyordum. Galiba ben aşık olmuştum. Hem de ilk görüşte. Akşam yemeği bitince kızlar dışarı çıkacaklarını söyledi bende sahile ineceğimi söyleyip onlardan ayrıldım. Sahil de yürürken bir anda yanıma Mert geldi ve bana aynı benim yaşadığım duyguları yaşadığını  ve beni daha yakından tanımak istediğini söyledi. Bende ‘’Bende seni tanımak istiyorum ve galiba senden hoşlanıyorum.’’ dedim. Benim söylediklerimi duyunca yüzüne oldukça büyük bir gülümseme yayıldı. Birlikte daha fazla vakit geçirebilmek için sabaha kadar birbirimiz hakkında sohbet ettik.

Ertesi gün Çağla ve Sude’nin bana sarılmalarıyla uyandım. Neden sarıldıklarını ilk başta anlayamadım fakat sonra hatırladım ki bugün benim doğum günümdü. Bende onlara sarıldım. Bugün ise havuza gitmeye karar verdiğimiz için hazırlanmaya başladık. Havuzda yüzüp, güneşlendik ve doğum günüm ile ilgili konuştuk filan derken yine gün sonuna gelmiştik. Bugün hep birlikte akşam yemeğinde benim doğum günümü kutlayacaktık. Yemek için restorana geldiğimizde oturacağımız masada bütün sevdiğim herkesin orada olduğunu gördüm ve çok sevinmiştim. Fakat beni daha da mutlu olmamı sağlayan şey Mert’in burada olmasıydı. Onu burada görmeyi beklemiyordum bu yüzden daha çok sevinmiştim. Yemek yiyip pasta kestikten sonra artık hediye verme kısmına geçmiştik. Sıra Mert’inkine geldiğinde aşırı heyecanlıydım. Bana verdiği hediye paketini açtığımda şok oldum. Çünkü içinde dün akşam ki konuşmamız da bahsettiğim en sevdiğim kitabın birinci baskısı duruyordu. Böyle bir hediyeyi asla beklemiyordum. Çünkü bu kadar kısa sürede bulması nerdeyse imkansızdı ama böyle ince düşünmesi çok hoşuma gitmişti ve çok mutlu olmuştum.

Daha sonra tuvalete gideceğim sırada Mert’in arkadaşlarıyla gülüşerek konuştuklarını duydum. Yoluma devam edecekken konuşmalarında benim ismimim geçmesiyle  sessizce bir duvarın arkasına geçip dinlemeye başladım. Duyduklarım ilk başta idrak edememiştim. Çünkü Mert’in benimle iddia üzerine bir yakınlık kurduğunu ve asla benden hoşlanmadığını öğrendim. Olanları duyunca dehşete düşmüştüm ve yavaşça gözlerimden yaşlar düşmeye başlamıştı. Hızlı bir şekilde oradan uzaklaşmaya başlamıştım ve o zaman anlamıştım ki asla kimseye güvenmemeliydim ve tatil ilk başlarda güzel geçse de mutsuz bir şekilde bitirmiştim.

(Visited 20 times, 1 visits today)