Ucuz Mu Kurtulduk?

Küresel güçler sürekli dünyada barış gündeme getiriyorlar. Nükleer silahlar, iç savaşlar, terör saldırıları maalesef barışın önüne geçiyor. Peki bu barışı destekleyen global güçlerin masumiyeti ne kadar? Sürekli sahte sözlerle barışı desteklediklerini ima ediyorlar. Terör, iç savaş tabii ki taraflar ile oluyor. Teroristlerin kullandığı silahlar, iç savaştaki tarafların kullandığı silahlar acaba kimler tarafından üretiliyor ve temin ediliyor? Masumiyetlerini anlatmaya çalışan ve barışı destekler gibi gözüken bu global güçler neden perde arkasından bütün tarafları silahlandırıyor? Ve ekonomilerine silah satışından ne kadar gelir elde ediyorla?
Bir Suriye seyahatiydi. Daha önce Ortadoğu Ülkelerine tatil amaçlı seyahatlerimiz olmuştur. Suriye seyahati beni heyecanlandırmıştı çünkü anadolu kültürünü en yakın halkın Suriye halkı olduğunu duymuştum. Şama indiğimizde gerçekten Anadolu’nun küçük şehirlerini andıran bir hava vardı. Sokaklar kalabalıktı ve turizmin Suriye halkına gelir kaynağı oluşturduğu belliydi. Çok güzel bir kapalı çarşısı lokal ürünlerin, giysilerin bulunduğu tezgahlar kadar Suriye Halkının kendi dünyasındaki mutlu yaşantısı da dikkatimi çekmişti. Daha önce ziyaret ettiğim on ülkeden Suriyeyi ayıran bir farklı yönü de direkt dikkatimi çekti. Lezzetle ve afiyetle yemek yiyebiliyordum. Şiş kebap , köfte gibi tabirler Suriye halkı tarafından aynen kullanılıyordu. Üç gün süren bir Şam seyahatinden sonra güzel anılarla ve bolca Şam Tatlısıyla Ankara’ya döndük. Anılarımı, fotoğraflarımı, ordan aldığım lokal ürünleri daha derleyip toparlayamadan hatta aldığım Şam Tatlılarını arkadaşlarımla paylaşamadan o haber geldi.
Küresel güçler yine iş başında idi. Dönem dönem destekledikleri, dönem dönem düşman ilan ettikleri ancak her seferinde silahlandırdıkları tarafları kullanarak bir iç karmaşa çıkarmışlardı. Bu karmaşa öncesi Türk Hava Yollarının son uçağı ile Şam’dan ayrıldığımı öğrendim. Damascus (şam) Havaalanı uluslararası uçuşa kapanmıştı ve savaş ilan edilmişti. O anda ‘Aman Allahım! Gerçekten ucuz kurtulmuşum.’ dedim ve çok sevindim. Heyecanın etkisi geçtikten sonra düşündüm ve burukluk kapladı içimi. Ortada bir savaş vardı. Belki haklı ve haksızlar vardı belki de sebep ne olursa olsun kan dökülmemesi gereken bir ortam haktı!
Ancak bir gerçeklik vardı. Orada ucuz kurtulamayan geleceği inşaa edecek masum çocuklar vardı. Sebep ne olursa olsun ölümü hak etmiyorlardı. Ülkeden kaçan belki de geride evladını bırakan analar, babalar; kaçmaya bile güç bulamayan yaşlılar, engelliler, hamileler belki de bir bir ucuz kurtulamıyorlardı. En pahalı bedelleri canlarını ödeyerek veriyorlardı. Peki bu görüntülere rağmen sahte barış çığırtkanları neden bağırmaya devam ediyorlardı? ‘Biz barışı getireceğiz!’ derken neden gelecek nesilleri yok ediyorlardı. Şimdi size sormak istiyorum acaba dünya ucuz kurtulacak mı!

(Visited 68 times, 1 visits today)