Üniversite ve Eğitim

Ülkemiz son zamanlarda sayı olarak diğer ülkelere göre üniversite sayısı olarak hayli ileridedir. Ülkemizin seksenbir vilayetinde toplamda yüz doksan üç üniversite bulunmaktadır. Bu yüz doksan üç üniversitede bir çok bölüm bulunmaktadır. Ancak ülkemizin içinde bulunduğu sosyo ekonomik durum ve eğitim sistemindeki yanlışlıklar yüzünden gençler hayal ettikleri meslekleri yada yeteneklerinin dışında ki mesleki bölümleri seçmektedir.Üniversitelerin bir çok bölümü olmasına karşın gözlemlediğim kadarı ile tıp fakültesi, hukuk fakültesi ve bazı mühendislik bölümlerinden mezun olan kişiler kendi mesleklerini tam anlamıyla yapamakatadır. Aslında bu bile yeterli olmamaktadır. Buna örnek olarak Ferhat Göçer’i gösterebilirim. Hepimizin hayal ettiği meslek olan doktorluktur. Ekonomik ve kültürel açıdan saygın meslek olan doktorluğu bırakıp kendi hayali ve yeteneği olan ses sanatçılığını yapmakatadır. Tabki bu örnek biraz uç örnektir. Ancak bu örnekte olduğu gibi hepimizin çevresinde akrabalarında kendi mesleğini yapamayan bir çok kişi vardır. Buna güzel bir örnekte benim kuzenimdir. Kuzenim biyoloji bölümü mezunudur. Neden biyoloji bölümü okudun diye sorduğumda; üniversiteye hazırlanırken aldığı puan neticesinde dört yıllık bir bölüm okuması gerektiğini ve tercihlerinde de kısmen istediği bölümlerin olduğunu söyledi. Ancak aldığı puan doğrultusunda biyoloji bölümünü okuduğunu söyedi. Okul hayatını bitirdikten sonra mesleki olarak laboratuvarda çalıştığını söyledi. Ancak ekonomik olarak biyologların ülke şartlarına göre düşük maaş aldığını söyledi, ve şu anda kendisi bir şirkette iyi bir maaşla satış müdürü olarak çalışmaktadır. Bana avrupa ülkelerinde olsaydım doktor seviyesinde ve saygınlığında olurdum dedi. Aslında bu sorun ülkemize özgü bir durumdur. Ülkemizin eğitim polikalarını daha yetkin hale getirip, üniversite sayısından ziyade avrupa ükelerinde olduğu gibi daha başarılı üniversiteler planlamış olsa mesleki anlamda herkes istediği geleceği yaşardı. Bu yüzden beyin göçü diğer ülkelere yapılmaktadır. Tabiki özellikle gelişmiş ülkelerde sadece eğitim olarak düşündüğümüz mesleki eğitim değil, ailevi eğitiminde olmasıdır. Hep dediğimiz gibi eğitim ilk aileden başlar. Ülkemizde ailevi eğitim ne kadar yapılmaya çalışılsada başarlı olduğu pek düşünmemekteyim. Çünkü ailelerimiz yaşadığı günlük tempodan zaten yorulmaktalar. Bizlere ne kadar vakit ayırabildikleri biraz sorunlu. Yine de bizler şanslıyız. Ekonomik olarak zor durumda olan aileler para kazanmak için başladıkları genç yaşlarında eğitimlerine ara vermişlerdir. Gelişmiş ülkelerde geleceğin sadece üniversite okumaktan geçmediğini aileler bilmekte ve buna göre çocuklarını yönlendirmektelerdir. Mesleki eğitim bu yüzden gelişmiş ülkeler olan Avrupa ülkelerinde çok değerlidir. gelişmiş ülkelerde olan mesleki eğitimin lise düzeyinde belirlenmesidir. Mesleki teknik bölümlerin insanların geleceğinde, ara eleman aşamasında şirketlerin olumlu yönü olacaktır. Bu araştırmada kendime de bir pay çıkartmaktayım. Zamanın bizlerin en değerli görecesi olduğunu gördüm. Bu değerli şeyi planlı bir şekilde kullanarak geleceğime doğru yön vermeliyim. Bende ileride eğitimli işsiz yada mutsuz meslek sahibi olmak istemiyorum. Bu yüzden eğitimin yanında öğretim ve bilgi şarttır.

(Visited 66 times, 1 visits today)