Unutulmaz Gece

Her yaz olduğu gibi yine Aydın’a gitmiştim. Dönemin stresini atmaya ihtiyacım vardı. Her dakika ödevimi yapmamı söyleyen abimden günün 10 saatini harcadığım okuldan ve içindeki tüm pisliklerden kurtulmuştum. Artık bembeyaz bir sayfa vardı önümde. İstediğim gibi karalayıp boyayabilirdim. Tatilimin ilk haftasını tamamen boş boş evde oturup uyuyarak geçirdim. Bir haftanın sonunda düştüğüm boşluktan kurtulmam gerektiğini fark ettim ve denize girmek, biraz bronzlaşmak için beachlerden bir tanesine gitmeye başladım. Sabah saat 06.00’da kalkıp yürüyüş ve spor yapıyordum ardından da kafeye geçip biraz yemek yedikten sonra yarım saat yüzüyordum. Arkadaşım Cemre de her sabahları bana eşlik ediyordu.

Her sahile gittiğimizde iki çocuğu şezlonglarda uyurken görüyorduk. Bir gün Cemre’nin çığlığıyla yanlışlıkla ikisini de uyandırdık. Yanımıza gelip ne olduğunu sordular ve yardım etmeye çalıştılar. O esnada da tanışmış olduk. Yiğit Aydınlıymış ve Felix de onun çocukluk arkadaşıymış. Felix de her yaz benim gibi Aydın’a geliyormuş. Maalesef bizim gibi erkenci değillermiş. Aydın’daki çoğu diğer insan gibi onlar da gecelerini barlarda geçiriyorlarmış. Bu yüzden her sabah sahilde uyuyorlardı demek ki. Anlattığı şeylerden sonra Yiğit’i çok kıskanmıştım her gün eğleniyor bol bol uyuyor istediği her şeyi yapabiliyordu. Bense özgürlüğümü yalnızca 1 ay Aydın’da yaşayabiliyordum. Yine de çok eğlenceli bir gün geçirmiştik birlikte bisiklet sürüp bir sürü oyun oynadık. Beni çocukluğuma döndürdüğü için ona karşı bir sempatim oluşmuştu. Beni anladığını ve sevdiğini hissettirdi. Yalnızca bir günde bu kadar iyi bir iletişim kurmuş olmamız beni şaşırtmıştı. Sonraki gün yanlarına gittiğimizde bu sefer biz de uyuduk ve uyandığımızda saat 15.00 olmuştu bile. Yiğitler hemen motora binip gittiler ve bize haber vereceklerini söylediler. Biz de çok fazla kurcalamadık. Saat 18.00 civarı Yiğit’den bir mesaj geldi. Bizi Felix’in evindeki pijama partisine davet ettiler. Cemre çok gitmek istediği için onu kıramadım ve biz de gittik. Ev çok doluydu ve kalabalığa olan nefretimden dolayı içeride duramadım Yiğit’i bile göremeden çıktım ve sahile gitme kararı aldım. Çok uzak değildi bu yüzden yürüdüm. Sahile vardığımda Yiğit de ordaydı. Tek başına deniz kenarına bir masa çekmiş denize karşı yemek yiyordu. Yanına gittiğimde şaşkın bir bakışla bana baktı. Partiye gittiğimi zannediyordu sanırım. Başka sandalye olmadığı için kuma oturdum. Hemen yanıma geldi ve yalnızlığını bozduğum için bana kızdığını söyledi. Hemen kalkacaktım ki bana şaka yaptığını söyledi. Benimle biraz dalga geçti ve sonra iki bardak çay ve kendi yaptığı pastadan 2 tabak getirdi. Uzun uzun sohbet ettik. Çay ve pasta çok güzeldi. Onunla birlikte deniz kenarında olmak bana huzuru tattırmıştı. Bitmeyen bir sohbeti vardı, saatlerce konuşabilirdim onunla. Telefonundan birkaç müzik açtı ve birlikte dans ettik. En büyük hayalimi gerçekleştirmiştim belki de o gece. En sevdiğim insanla en sevdiğim şeyleri yapmıştım. Sevdiğim şeyleri sevmesi, bana öğrettikleri, benimle çocuklaşıp benimle ağlaması. Tam olarak ihtiyacım olan kişiydi o.unutulmaz

Bu gecenin unutulmaması için bir fotoğraf çekmek istedim. Hemen telefonumu kapattı ve ” Bir fotoğraf sana sadece gördüklerini hatırlatır, hissettiklerini değil…” dedi. Ve fotoğrafa ihtiyacımız olmadığını anladım. O yanımda olduğu her zaman mutlu olduğumu fark ettim. Beni her gece sahile götürdü ve her gece bu unutulmaz geceyi birer kez daha yaşadık… Yanımda olduğu her an benim için unutulmazdı

(Visited 63 times, 1 visits today)