Uzun ve Yorucu Bir Yolculuk

Geçen yıl annem ve babamla birlikte Ankara’dan Mardin’e gittik. Kendi arabamızla gittiğimiz için yol 11 ila 12 saat sürdü. Sabah yola çıktık ve Mardin’e vardığımızda ise akşam olmuştu.

Giderken Adana’ya ve Gaziantep’e uğradık. Adana’da kebap yiyip meyve suyu içtim. Gaziantep’de ilk olarak bir restoranta gittik. Orada bir çorba istedik ama çok acı olduğu için ne yazık ki aç kaldım ama çorbası acı olmasına rağmen restoranın içinde kafeste duran çok tatlı bir kuş vardı.

Restorandan çıktıktan sonra bir tatlıcıya gittik. Orada katmer yedik. Sonra doğrudan Mardin’e gittik. Orada birkaç gün daha önce Amerika’da tanıştığım arkadaşım Aren’in evinde kaldık. Çok eğlendim! Mardin’de Deyrulzafaran Manastırına ve Dara Antik Kenti’ne gittik. Ayrıca Mardin sokaklarını da gezdik.

Mardin’den dönerken Şanlıurfa, Mersin ve Nevşehir’e uğradık. Şanlıurfa’da Göbeklitepe’ye gittik. Oradaki anıtlar ve eserler çok dikkatimi çekti.

Mersin’de babamın bir arkadaşının evinde kaldık. Babam ve arkadaşı uzun uzun sohbet ettiler. Onlar daha ben doğmadan hatta annem ve babam tanışmadan önce bile arkadaşlarmış. Onun da kızının ismi Eylül’müş bu arada.

Mersin’den sonra Nevşehir’e gittik. Nevşehir’de akrabalarımızda kaldık. Hatta Kapadokya’ya ve Kaymaklı Yeraltı Şehri’ne bile gittik. Kapadokya’da deveye bindim, balona binemesem de binen insanları izledim. Bu arada Kapadokya’nın anlamının da ”Güzel Atlar Ülkesi” olduğunu da öğrendim. Dönüş yolunda da Hacı Bektaş-ı Veli’nin türbesine uğrayıp dua ettik.

Nihayetinde Ankara’ya yani evimize vardık. Geldikten kısa bir süre sonra da kuzenim, annem ve babam covid-19 oldular. Ama atlattılar…

Sonuç olarak çok uzun ve yorucu olan yolculuğumuz aynı zamanda da çok eğlenceliydi. Çok güzel vakit geçirdik. Güzel anılar biriktirdim.

 

 

 

(Visited 5 times, 1 visits today)