Yalnız Proje

Sıkıcı hayatımın sıkıcı bir gününde, fizik dersinin ilk dakikalarında, öğretmenimiz grup projesi yapacağımızı söyleyip dört kişilik gruplar oluşturmamızı istedi. Hemen arkadaşlarım, Ömer, Hasan ve Emir’in, yanına gidip projemiz hakkında tartışmaya başladık. Herkesin grubu belirlenince öğretmenimiz her gruba ,üzerinde konu yazılı olan, birer kağıt dağıttı. Bizim gruba ‘’Kuvvet’’ konusu çıktı. Arkadaşlarımla projemizin ne olacağı hakkında tartışırken bir roket maketi yapmaya karar verdikten sonra hemen görev dağılımı yaptık. Hasan roketin çizimlerini, Hasan sunuyu, Emir araştırmayı, ben de roketin uçmasını sağlayacak yakıtı yapacaktım.  Eve gelince internetten Hasan’ın bana yolladığı çizimlere baktım. Roketin hacmini hesaplayarak gerekli olabilecek yakıt miktarını hesapladım. Maketi yapmak için hafta sonu okulda toplanmaya karar verdik. Cumartesi günü antlaştığımız gibi okulun girişinde buluştuk. Malzemelerimiz ve çizimlerimiz masaya koyduk. Elimizde roketin kendisini yapmak için kağıt, tutkal ve plastik borularımız; yakıt için de sirke ve karbonatımız vardı. İlk yaptığımız maket kağıttan yaptık. Hafifti fakat dayanıksızdı ve kesinlikle içine sirke koyamazdık. İkinci maketimizi plastik borulardan yaptık. Kesinlikle ilk maketten daha sağlamdı fakat uçmak için fazla ağırdı, bu nedenden dolayı alternatif bir yakıt bulmamız lağzımdı. Bitmez bilmeyen fikirler arasında Emir yanıcı bir yakıt kullanmayı önerdi. Herkes bunun çok tehlikeli olduğu hakkında tartışırken aralarına girip ‘’Başka çağremiz yok. Tehlikeli olmasına rağmen gerçeğe dayalı bir prensipte çalışıyor olacak.’’. Bu soruna başka bir çare bulamadıklarından kimse karşı gelmedi fakat hangi maddeleri kullanabilirdik? Bu soruya da Hasan bir çare buldu. Kibrit kullanabileceğimizi söledi. Hemen yakınlardaki bir bakkaldan alabildiğimiz kadar kürdan alıp projeye devam ettik. Kibritleri alıp uçlarını öğüttük. Yakıtı makette kullanmadan önce arta kalan plastik borularda test etmeye karar verdik. Fitili yakmadan önce hepimiz koruyucu gözlük giyip sıraların arkalarında bekledik. Fitili yakmak için Ömer’i görevlendirdik. Fitili yakıp hemen yanımıza koştu. Ateş, kibrit tozuna gelince boru patladı. Erimiş plastik parçalar her tarafa saçıldı. Parçalardan birisi gözlüğüme yapıştı. ‘’Aman Allahım! Gerçekten de ucuz kurtulmuşum’’ diye bağırdım. Emir bana bakarak ‘’ Gerçekten de ucuz kurtulmuşsun.’’ dedi ve proje üstünde çalışmaya devam ettik. Yakıtın gücünü biraz düşürmemiz lağzımdı ve bunun için karışıma biraz şeker eklemeye karar verdik. Şekeri ekler eklemez hemen test ettik ama bu sefer koruyucu gölüğün yanında kalın kıyafet ve maske kullandık. Fitili yaktık ve olanları izlemeye başladık. Bu sefer deneyin sonucu başarılıydı. Herkes hissettiği mutluluktan havalara uçmuştu. Başarımızı kutladıktan sonra hemen hazırladığımız karışımı rokete koyduk. Tam herkes evlerine gidecekti ki roket kimde kalacak konusunda Hasan ve Ömer tartışmaya başladı. Ben ve Emir kötü bir şey olmadan önce hemen yanlarına koştuk fakat çok geçti. Roketi yere düşürmüşlerdi. Emir onları ayırmaya çalışırken ben roketin yanına gidip nasıl parçalarını geri birleştireceğimi düşündürüyordum. Hakan ve Ömer yanıma gelip özür dilemeye başladıklarında onlara, bağırarak, gitmelerini söyledim. Benim agresif tonumu duyduklarında hemen geri gittiler. Emir yanıma gelip ‘’Bunu sunum gününe kadar tamir edebilir misin?’’ diye sordu. Ben de ‘’Bilmiyorum, fakat elimden gelenin en iyisini yapacağım.’’ dedim. Eve geldiğimde hemen masamı boşaltıp kırılan parçaların yerine kullanabileceğim alternatif malzeme aramaya başladım. Elimde olan malzemeler kısıtlıydı fakat işe yararlardı. Roketi tamir etmek için tüm gece uyumadım ve emeğimin karşılığını aldım. Roketi tamir etmiştim, yepyeni gibiyi. Sabah uyandığımda kendimi yarı ölü hissediyordum, uykumu alamadım ve çok yorgundum fakat roketi tamir etmem beni mutlu kılarken Emir beni arayıp sunuyu yapmadığını söyledi. Ben de hemen beslediğim kin ve korkuyla yarım yamalak bir sunu hazırladım. Derse  geç kalmamak için okula koşa koşa gittim. Sınıfa girip sırama oturdum. Roket zarar görmesin diye sıranın üzerine koydum. Sunum sırası bize gelince öğretmenimden ilk önce roketi dışarda  ateşlemek için izin istedim. Roket hiç yanmış parça püskürmeden yukarıya uçtu. Roket geri düştüğünde hemen maketi alıp sınıfa çıktım ve araştırmalarımızı sunmaya başladık. Öğretmenimiz sunumumuzun neden eksik olduğunu sorunca ona her şeyi söylemeye karar verdim. Öğretmenim benim ne yaşadığımı anlayıp bana tam puan verdi, arkadaşlarımı ise cezaya bıraktı.

(Visited 57 times, 1 visits today)