YANSIMA

O sabah gözlerimi her zamanki gibi bir güne açtığımı düşünmüştüm.Alarmımdan 7 dakika önce kalkıp boş boş bir noktaya bakacak,alarm çalınca kapatacak ve okula gitmek için hazırlanmaya başlayacaktım.Ama anlaşılan hayatın ve beynimin daha farklı planları varmış…

 

Yüzümü yıkayıp aynada kendimi uzunca ve detaylıca incelemeye başladım.Gözlerimin altı hafiften kararmaya başlamıştı,sınavlar yaklaşıyordu ve stresten uyuyamamıştım,başım ağrıyordu ama önemsemiyordum ya da kendimi önemsemediğime inandırmaya çalışıyordum.Gözlerimin içine baktım ve gülümsedim,tam odama gitmek üzereyken arkamda bir karaltı gördüm.Aynı anda içeriden babamın sesini duydum:Günaydın kızım!Kalkmıştı,yanıma gelmişti ve bana içtenlikle gülümsüyordu;yine de “O da yorgun görünüyor…” diye düşünmeden edemedim içimden.“Hadi,hızlan prenses” dedi ve beni düşüncelerimin zincirlerinden kurtardı.Başımı sallayıp,gülümseyerek odama geçtim.Sonra bir anda birinin güldüğünü duydum,tanıdık bir gülüştü,sesi çok sıcak ve hayat doluydu fakat ne kadar uğraşırsam uğraşayım kim olduğunu hatırlayamadım.Üstümü giyindim ve saçımı taramak için aynanın karşısına geçtim.O anda az önce gördüğüm karaltıyı tekar gördüm,gölge gibiydi ama bir insan enerjisi veriyordu etrafına.Titredim ve kendime her şeyin güzel olacağını söyleyerek saçlarımı taramaya başladım.Bir yandan da en sevdiğim gruplardan birinin şarkısını söylüyordum içimden:Çok iyi gidiyorsun sakın endişelenme…ben mırıldanırken kardeşimin bağrışıyla bir anda durdum.”Abla ya hızlansana,geç kalacağım!”Tamam diyerek saatimi koluma taktım ve koşmaya başladım,sırf gıcıklık olsun diye kardeşime dil çıkardım o da bana aynı şekilde karşılık verdi ve üzerime atladı,gülüştük ve ikimiz de aynı anda kuşumuza hoşça kal diyerek,kapıya yöneldik.Annemizi öptük ve arabaya kim önce gidecek diyerek koşuşturmaya başladık.Annem bize “Çocuklar sakin!” diyordu ama biz gülerek koşuyorduk ve arabaya gelmiştik bile.Kardeşim yine son anda benim tikimi kullanarak yarışı kazanmıştı.Arabaya önceden binip klimayla sıcacık yapan babam radyoyu açtı ve bağırarak  şarkı söylemeye başladı,gülmeye başladım ve ben de ona katıldım.Kardeşim de bize susmamızı söylüyordu fakat o da gülümsemesine engel olamıyordu.Hareket etmeye başlayınca ikimiz de camdan sarkarak annemize el sallamaya başladık.Uzaklaştıkça nedensiz bir üzüntü kapladı içimi,her sabah böyle olurdu. Ben böyle düşünürken aradan 10 dakika geçmiş kardeşimin okuluna gelmiştik bile,eskiden benim de okulumdu…Her sabah duygulanır,anılarımı hatırlardım.Tam yine dalacakken o anda bir ses duydum,duyar duymaz anlamıştım kim olduğunu.Eski İngilizce öğretmenim Dicle hocaydı.Yolun karşısında duruyor el sallıyordu,yanımıza geldi babama hatrını sordu ve bana o samimi gülüşüyle “Ne kadar da güzelleşmişsin,yeni forman çok yakışmış!” dedi.Ağlamamak için zor tutuyordum kendimi,2 dakika sonra tekrar okul yolunda ilerliyorduk ama garip hissediyordum.Mutluydum ama çok üzgündüm de.Babam bana moral vermek için aynadan komik yüzler yapıyordu.Güldüm ve müziğimi açtım,yolu izlemeye başladım.Ne zaman kötü hissetsem,motive olmak istesem insanlarla konuşmak yerine ilk müziğe başvururdum.20 dakika sonra okula varmıştık,okul çok güzel görünüyordu ve ister istemez gülümsedim.Babamı öptüm ve indim,sınıfıma çıkınca kızlara uzun ve canlı bir günaydın dedim ve aynı şekilde karşılık aldım.Müzik açmışlar,bir yandan sohbet ediyor bir yandan UNO oynuyorlardı.Onları izlerken kulaklığımı takmış müzik dinliyordum,dersin başlamasına az kaldığında telefonumu bıraktım ve öğretmenimizi beklemeye başladım.Bugün hızlı geçmişti ve okul bitmişti.Arabaya doğru yürürken önümdeki iki tane 10. sınıfın okulun yoruculuğu hakkında konuştuklarını,çok zorlandıklarını duydum.Zaten okul başlamadan önce bile stres yapan ben daha da fena oldum.Kötü düşünceler zihnimi esir almıştı.Arabaya nasıl bindiğimi bile anlamadan babamla günümüz hakkında konuştuktan sonra kulaklığımı taktım ve bana motivasyon versin diye oluşturduğum çalma listesini çalmaya başladım.İşe yaramıştı,çok daha iyi hissediyordum,kırmızı ışıkta durduğumuzda karşıda birini fark edene dek.Gördüğüme inanamadım,o bendim!Gülüyordum ve şarkı söylüyordum hem de sokağın ortasında!Gerçek miydi bu yoksa yine hayal gücüm beni saçmalatıyor muydu?Babama soracakken telefonla konuştuğunu fark ettim,arkama yaslandım ve tekrar baktım fakat gitmiştim.Eve vardığımda ailemle kısa bir sohbetten sonra uzandım ve düşünmeye başladım.Her şey o kadar karışıktı ki…Yolda gördüğüm ben gerçek miydi?Okul zor muydu?Çok mu yorucuydu?Dersten başımı kaldırabilecek miydim?Yapabilecek miydim?Yapamazsam ne olacaktı?Öz güvenim niye böyleydi?Diğer herkes rahat gibiydi ama ben niye hala bu kadar fazla düşünüyordum?Düşündükçe stres katsayım artıyordu,nefes alamamaya başladım,yanaklarımın ıslandığını hissediyordum,başım ağrımaya tekrar başlamıştı,karnım da ağrıyordu.Banyoya doğru yönelirken aynada yine kendimi gördüm ama daha büyük gibiydim.Oradan tam uzaklaşmak üzereyken omzuma bir el dokundu,arkamı döndüm bu yolda gördüğüm bendim.Titrediğimi hissettim,çığlık atmalı mıydım?Deli mi oluyordum?Tam yine düşüncelere dalacakken kendi sesim beni uyandırdı:Hey,iyi misin? Korkudan gözlerim doldu,gerçek miydi ki bu?Tam o anda “Evet,gerçeğim.” dedi ve gülümsedi.”Sana bir şey göstermek istiyorum,benimle gelir misin?”Elimde olmadan başımla onayladım ve gözümü kapattım,açtığımda bir evdeydim.Arkadaşlarımdan birinin eviydi bura ve ağlıyordu!Okulunu özlediğini söylüyordu,eski sınıfının resimlerine bakıyordu…Gözlerime inanamadım,tek ağlayanın ve daha alışamayanın ben olduğumu düşünüyordum.Meğersem yalnız değilmişim.Gözlerimi kapattım ve açınca bu sefer bir dans pratik odasındaydım ve karşımda bana müzikleriyle destek olan çok severek dinlediğim bir grubun üyesi duruyordu.Daha detaylı bakınca anladım ki ağlıyordu,yapamadığını söylüyor ve pratik yapmaktan morarmış dizini tutuyordu,vitaminlerle dolu çantasından bir vitamin alıp ayağa kalktı.İnanamayarak tekrar gözlerimi kapattım,bu sefer kendi odamdaydım ve ben de ağlıyordum!Yapamadığımı söylüyor,pencereden aya bakıp düşünüyordum.Sonra bir anda her yer mor oldu,parlaklıktan gözlerimi kapattım ve açınca az önce gördüğüm arkadaşım,grup üyesi ve ben karşımdalardı ama bu sefer gülüyorlardı.Arkadaşım ve ben başarmıştık,mezun olmuştuk hem de güzel derecelerle,üye ise diğer grup üyeleriyle sarılmış aldıkları ödülü kutluyorlardı.Sonra bana bunları gösteren kendim bana döndü ve dedi ki:Herkes hayatında zorluklar yaşar,ortam değişikliğine alışamayabilir,öz güvenini kaybeder ama bunların hiçbiri sonsuza kadar sürmez.Eninde sonunda her şey yoluna girer,unutma ki güneş karanlıktan sonra doğar.Hayat ayna gibidir sen nasıl düşünürsen sana aynısını yansıtır,ne eksik ne fazla…O yüzden bardağın boş tarafındansa dolu tarafına odaklan.Ve bir anda kayboldu,odamdaydım ve alarm yeni çalmıştı.Babam bana günaydın dedi,bu sefer ne kadar yorgun göründüğünü değil de ne kadar sıcak güldüğünü düşündüm.Ve güne daha farklı,daha pozitif ve rahat başladım.Güzel hissediyordum,kalbim çok hafifti…Gülümsedim ve pencereden dışarıya bakıp “Yalnız olmadığımı gösterdiğin için teşekkür ederim.” dedim ve yüzümde bir gülümsemeyle okula gitmek için hazırlanmaya başladım.Bu sefer başarabilecek miyim düşünceleri ile değil;başaracağım düşünceleriyle….

 

(Visited 3 times, 1 visits today)