Yasaklı Bölge

Merhaba, benim adım Emir. Geçtiğimiz yıl Bir paravan şirkette, paravan olduğunu o zamanlar bilmiyordum, güvenlik şefi olarak işe girdim ve gördüğüm birtakım şeyler adeta hayatımı değiştirdi. Neyse, daha fazla uzatmadan hikayemi anlatmaya başlıyorum. Olaylar yaklaşık beş ay önce gerçekleşmeye başladı. İşe girdiğim ilk gün herkes benden çekiniyordu ve beni dışlıyorlardı, bunun sebebinin ilk başlarda yeni gelmiş olmamdan ve sert görünüşümden kaynaklı olduğunu sanıyordum, oysaki göründüğüm kadar sert bir insan değildim, ama çok da aldırış etmiyordum çünkü zamanla bana alışırlar, beni de aralarına alırlar diye düşünüyordum. Tam olarak beklediğim gibi olmasa da beni aralarına almaya başladılar ama benim yanımda çok rahat etmiyor olmalarına rağmen beni kabul etmeye başlamışlardı. Hatta bir tane yakın arkadaşım olmuştu. Kimliğini ifşa etmemek için hakkında bilgi veremeyeceğim. Aradan birkaç ay geçti, ve bazı rahatsız edici sesler duydum. Başta aldırış etmedim ama zamanla sesler daha da rahatsız edici hale gelmişti. En son merakıma yenik düştüm ve seslerin olduğu yere gitmeye karar verdim. Sesler benim çalıştığım firmadan geliyordu. Kafamın içinde orada neler döndüğü ile ilgili bir sürü düşünceler ile seslerin olduğu yere doğru hareket ediyordum. Seslerin olduğu yere ulaştığım zaman karşıma bir tane güçlendirilmiş çelikten yapılan bir kapı çıktı. Kapının üzerinde kalın puntolarla yazılmış bir şekilde “Girilmez!”  yazıyordu. İçeriye girmeyi denedim ama kapı kilitliydi, üstelik kırılabilecek türden bir kapı değildi. Şifre ile korunuyordu ve sadece şifreyi girmek, kapıyı açmak için yeterli değildi. Kapıyı açmak için şifreyi girip el izini okutman gerekiyordu. Eğer şifreyi yanlış girersen veya kapı el izini tanımazsa kapıyı yapan firmanın sahibi, kapının taktıran kişiye yanlış girilen şifreyi ve kapıya okutulan el izini mesaj olarak gönderiyordu. Ben de bu riski göze alamadığım için -Daha doğrusu almak istemediğim için- kapının arkasından sesleri dinlemeye karar verdim. Duyduklarıma göre bu kapının diğer tarafında sahte para basılıyordu ve o rahatsız edici sesler ise para basan makinelerin sesiymiş. Ayak sesleri kapıya doğru yaklaşınca kapıdan uzaklaştım ve kimse ile göz göze gelmemek için ofisimde saklandım. Ertesi gün tekrar sesleri dinlemeye gittim ve bu sefer orada yakın arkadaşımın seslerini duydum ama sesler boğuk boğuk geldiği için ne dediğini tam olarak anlamadım. Başta onunla bu konuyla alakalı bir şey söylemedim. İlk bir kaç gün rahat gidiyordu. Daha sonra  dayanamıyordum ve en son ona neler olduğunu ona sordum ama bir şey bilmediğini söyledi. Yalan söylediği gerek ter boşalmasından,  gerek konuyu kapatmaya çalışmasından belli oluyordu. En son her şeyi itiraf etti. Bana sahte para basmaktan bıktığını ve hayata temiz bir sayfa açmak istediğinden bahsetti. En son sakinleştirdim ve oturup plan yapmaya başladık. Planımız şöyleydi: O kapıyı açacaktı ama içeriden ben girecektim. Silahlı çatışma çıkması ihtimaline karşın kurşun geçirmez yelek ile gidecektim ve belimde Bir adet tabanca ile girecektim ama vurmayacaktım. saldıranları etkisiz hale getirip polise teslim edecektim ve gerisini onlar halledecekti. Olaylar beklediğim gibi gelişti ama elebaşını yakalayamadım çünkü elebaşı orada değildi. Olaylar ile şimdilik bir gelişme olmadı. Ben ve Arkadaşım işten çıkartıldık ve sürekli tehdit mesajları alıyoruz. Umarım sonuçlar bizim lehimize olur…

(Visited 37 times, 1 visits today)