Yaşayabilmek mi Yaşatabilmek mi?

20 Temmuz 1969’da önemli ve bilimsel bir gelişme yapıldı. Neil Armstrong ve ekini bu sefil dünyada Ay’a ilk adım atan kişi oldu. O gün bugündür, “[Bir] insan için küçük, insanlık için dev bir adım.” sözü kimsenin ağzından düşmüyor. Ne demek bu “[Bir] insan için küçük, insanlık için dev bir adım.” sözü? Başka bir Dünya’da yaşayabilmek veya olduğumuz dünyayı yaşatabilmek bizim için büyük veya küçük bir adım mı? Verilere bakacak olursak her yıl uzay araştırmalarına çok büyük miktarda para harcanıyor, ancak aynı zamanda gezegenimizde meydana gelen ve gelebilecek olan hayati insani sorunlar var. İhtiyacı olan milyonlarca insana yardım etmek yerine uzay araştırmalarına bu kadar büyük miktarda para harcanmalı mı?

Uzay araştırmalarına göre şu anda Dünya’nın karşı karşıya olduğu insani sorunlar göz önüne alındığında gereksiz ve önemsiz gözükse de evrendeki perspektifimizi göz önünde bulundurmalıyız. Her gün içinde nefes aldığımız bu Dünya hakkında bilmediğimiz bir ton şey var ve bu yüzden de varlığımız hakkında bilgi edinmek için uzay araştırmaları bir numaralı oynanacak taşımızdır. Evrende 200 galaksi olduğunu iddia eden bilim insanları aynı zamanda sadece tek canlıların bizim olmadığımız düşüncesi ile de kararlı.

Astronom Edwin Hubble, evrenin genişlediğine dair çok önemli ve yararlı bilgileri sundu. 1924 yılında Edwin Hubble, California yakınlarındaki Wilson Dağında 100 inçlik Hooker Teleskobu’nu kullandı ve Samanyolu Galaksisi dışında milyarlarca galaksi (Edwin Hubble bu verileri öne sürmeden önce insanlar evrendeki tek galaksiyi Samanyolu Galaksisi sanıyordu.) var ve bu galaksiler her zaman birbirinden uzaklaşıyor. 1292 yılında da gözlemlerini ve evrenin her zaman genişlediği bilgisini yayınladı. 1953 yılında Edwin Hubble öldükten sonra da NASA tüm zamanların en önemli astronomlarının birinin onuruna “Hubble Uzay Teleskobu” ismini koydu. Bu teleskop da bu güne kadar uzaktaki galaksilerin fotoğraflarını ve görüntülerini sağlamıştır NASA’ya. NASA’ya göre evrende en az 10 trilyon galaksi var ve Dünya bu galaksilerden sadece birinin içinde.

Kısacası uzay araştırmalarına ve uzay ile ilgili yapılacak geliştirmelere para harcanması gayet teşvik edici ve daha fazla uzay araştırmalarının bize daha çok tüyo ve cevap getireceği doğru; örnek olarak etrafımızda bulunan galaksiler ve başka dünyalarda ne olduğu gibi. “Koskoca evrende yalnız mıyız?” gibi insan merakı sayesinde sonsuz sayıda soru sıralanabilir. Ayrıca bu sorular sayesinde kendi dünyamızın da sınırlarını zorlamış oluruz. Uzay araştırmalarına her yıl harcanan paranın minik bir kısmı bile, yoksulluk çeken ülkelerde milyonlarca insanı kurtarabilir ve bir sürü başka soruna çözüm bulabilir, geleceğimizi bile iyileştirebilir. Fakat bir yandan da içinde bulunduğumuz dünya ve dünya dışındaki her şey çok büyük bir gizem altında ve evren hakkındaki bilgimizi genişletmek gerçekten hayati önem taşımakta. Sadece, uzay araştırmaları şu anda insanlığın ihtiyacı olan bir şey değil. İnsan olarak insan ırkımızın ihtiyaçlarına öncelik vermeli ve yalnızca Dünya’nın şu anda karşı karşıya olduğu hayati insani problemlere tamamen kafa yormalıyız ve ancak büyük bir gelişme veya bu sorunlar çözüldüğünde tamamen uzay araştırmalarına ve astronomiye odaklanmalıyız.

(Visited 9 times, 1 visits today)