Yeniden Şahlanış

Milletimizin unutulmayacak zaferlerinden biri olan Çanakkale Zaferi 18 Mart 1915 de başlayan ilk saldırı ile 9 ocak 1916’da karşı tarafın ülkeyi tamamen terk etmesiyle sona ermiştir.

Çanakkale zaferi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kuvvetli bir millet iradesinin,hürriyet arzusunun; askeriyle, yaşlısıyla, genciyle, kadınıyla bütünleşmiş bir yeniden diriliş destanıdır. Milletimizin bu zafere ulaşmasındaki en büyük etkenlerden birisi de vatan sevgisidir. Milli değerlere sahip çıkmak, vatan toprağını korumak için canlarını hiçe sayan insanlar bilerek ölüme gittiler. Bütün bu milli değerlerimize, vatanımıza sahip çıkmak için 10 saniye bile düşünmediler, düşünemediler. O insanların her biri ailelerinden mektuplar, iyi haberler alarak güçlü kaldılar. Onlar değerlerimizi ve vatanımızı korumak için canlarını verdiyse biz de bunu sürdürmeliyiz. Her zaman her koşulda ülkemize sahip çıkmalıyız, o Mehmetçikleri utandırmamalıyız. Ve hiçbir zaman bu zaferi unutturmamalıyız. Mustafa Kemal Atatürk, “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum.” dediği an başlamıştır her şey. Atatürk, onların pes etmemesi, umutsuzluğa kapılmaması için her zaman askerlerine destek olmuştur. Şu an üzerinde yaşadığımız bu topraklar yiğitliğin, insanlığın, kardeşliğin bütün yoğun duyguların yaşandığı kötü şartlarda yapılan mücadelenin izlerini taşımaktadır. Biz bugün pencereden baktığımızda gökyüzü güneşi esirgemiyorsa birileri yaşadığımız günlerin bedelini ödediği içindir. Hiç düşündünüz mü karşı taraf daha da güçlü olsaydı, ülkeyi terk etmeseydi ne olurdu diye? Ya da Çanakkale Savaşı bir zaferle sonuçlanmasaydı ne olurdu diye düşündünüz mü hiç? Bugün içinde bulunduğumuz koşullarda yaşayamazdık hiçbirimiz. Bugün özgür bir şekilde yaşıyorsak hepsi bizim için canını veren o insanlar sayesinde. O zamanı ve şu anki koşulları düşünürsek günümüzde çoğu insan o kadar fedakar olur muydu? Bunun cevabı ise bizlere ait. O günün şartlarıyla insanlar pes etmemişse biz de hiçbir zaman pes etmemeliyiz. Her koşulda ülkemize sahip çıkmalıyız.  O insanlar bir destan yazdılar ve biz de o destana sahip çıkmalıyız. Bu zafer tarihin en büyük destanı olmuştur. 75.830 Mehmetçik şehit, 78.100 Mehmetçiğimiz ise gazi oldu. Çanakkale’yi destan yapan şehit sayısı değildir; 275 kg’lık top mermisini tek başına kaldırarak, Bouvet gemisinin parçalanmasına sebep olan Seyit Ali Onbaşı, sadece 26 mayınıyla düşmanı ve gemilerini boğazın derinliklerine gömen ve savaşın yönünü değiştiren Nusret mayın gemisi, bir emirle savaşta son askerine kadar şehit düşen 57’nci piyade alayı, savaşın şiddetini anlatan havada çarpışan mermiler, 3000 askerle çıkarma yapan İngiliz kuvvetini, 67 askeriyle düşmanı durduran Ezineli Yahya Çavuş ve sayısız kahraman Çanakkale’yi destansılaştırmıştır. Bu zafer Türkiye ve tüm dünya tarihinin akışını değiştirecek sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Milyonlarca insan hayatını kaybetmesine rağmen yaşanan olanaksızlıklara rağmen ve iyi bir teknoloji karşısında  Osmanlı Devleti’nin başarılı olabildiği tek cephedir. Bu yüzden Çanakkale Zaferi Türklerin yeniden şahlanışı olmuştur. Çanakkale Zaferi’nin 102. yıldönümünde Başkomutanımız Atatürk’ü, tüm şehit ve gazilerimizi minnet ve rahmetle anıyoruz.

(Visited 98 times, 1 visits today)