Yıl Sonu Partisi

Yılın başında hepimizde 12. sınıf oluşumuzun verdiği stres, kaygı vardı. Şimdi ise her birimizde sınavın bitmiş oluşunun verdiği rahatlık ve iyi geçmesinin verdiği mutluluk vardı. Artık birer üniversiteli olacaktık. Bir yandan yeni bir ortama gireceğim ve yeni arkadaşlıklar kuracağım için heyecanlıyken bir yandan da 4 yıl beraber okuduğum, her şeyimi onlarla paylaştığım arkadaşlarımla her gün görüşemeyeceğim için üzgündüm. Bazılarının şehir dışında bazılarının da yurt dışında okuyacak olmaları bizim eskisi kadar bir araya gelemeyeceğimizi gösteriyordu. Ama şu an bu üzücü kısımları düşünmek yerine birkaç gün sonraki yıl sonu partimizi düşünmeyi tercih ediyorum. Bu parti belki de eksiksiz olarak katıldığımız, beraber olduğumuz son etkinlik olacaktı. Uzun zamandır bu anı bekliyordum ve bunun heyecanıyla çoktan alışverişimi yapmış giyeceğim kıyafeti, ayakkabıyı belirlemiştim. Hatta saç modelimden makyajıma kadar her şeyim belliydi. Sadece sabırsızlıkla bu 3 günün geçmesini bekliyordum.

Ve artık yıl sonu partimizin gerçekleşeceği güne gelmiştik. Sabah çok mutlu bir şekilde uyanmıştım. Normalde uyandıktan sonra yarım saate yakın bazen daha da fazla kalkmaz, gelen bildirimlere bakar telefonumla vakit geçirirdim. Ama bu sabah dün gece uyumadan önce heyecanla kurduğum alarmı duyar duymaz yataktan kalkmıştım. Sevincim de telaşım da kolaylıkla yüzümden okunabiliyordu. Parti akşam olmasına rağmen ben hemen hazırlanmaya başlamak istiyordum. En yakın arkadaşım beni arayıp bir saat sonra bize geleceğini söylemişti ve ben de onu bekliyordum. Nasıl geçtiğini bilmediğim bir saatin sonunda kapı çalmıştı ve o içeriye girmişti. Oturup biraz sohbet ettikten sonra saçlarımızı yaptırmak için kuaföre gittik. Zamanımızın birazını da kuaförde geçirdikten sonra tekrar eve gittik. Zaman çok hızlı geçiyordu ve biz gitgide daha da heyecanlanmaya başlıyorduk. Eve gittikten birkaç saat sonra bütün hazırlıklarımız son bulmuştu. Hazırlanırken fark etmemiştik ama artık evden çıkıp partinin olacağı yere gitmemiz lazımdı. Ne erken ne de geç gitmiştik, tam zamanında oradaydık. İkimiz de birbirimize bakıp sanki düşüncelerimizi okumuş gibi aynı anda çok güzel bir akşam geçirmeyi dileyip içeri girdik. İçeri girdiğimizde sadece bizim değil herkesin mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Geç kalan birkaç kişiyi bekliyorduk ve onlar da geldikten sonra fotoğraf çekimleri oldu. O kadar fazla fotoğraf çekilmiştik ki bir yerden sonra hepimiz telefonlarımızı bırakıp eğlenmeye başlamıştık.

Uzun zamandır bu kadar mutlu olduğumu hatırlamıyordum. Ara ara hoşlandığım kişiye bakıyordum ve bunu en yakın arkadaşımdan başka kimse bilmiyordu. O yüzden bunu onun dışında da kimse fark etmemişti ama sadece onun biliyor olması bile beni utandırıyordu. Tam onun hakkında konuşma açılmıştı ki bir anda dans etmemiz için bir şarkı açmışlardı. Sevgilisi gelip arkadaşımı dansa kaldırdığında konuşmamız son bulduğu için mutlu olmuştum. Çünkü onun da bulunduğu bir ortamda ondan bahsetmek çok hoşuma gitmezdi. Herkes kalkmış dans ediyordu ve benimle beraber oturan birkaç kız kalmıştık. Birkaç saniyelik dönüp hoşlandığım kişiye baktığım da onun da bana bakıyor olduğunu görmüş ve hemen önüme dönmüştüm. Önüme döndüğüm gibi kızlar ondan hoşlandığımı anladıklarını belli eden bakışlar atıyor ve bu kadar süre nasıl sakladığımı, belli etmediğimi meraklı bakışlarıyla soruyorlardı. Neden bilmiyorum ama hepsinin bir anda böyle şeyler sorması utandırmıştı. Benim onunla konuşmamı, dans etmemi sağlamaya çalışıyorlardı ama ben kabul etmiyordum. En sonunda biri onun yanına gitmek için adım attığında kabullendim ve kendimin gideceğini söyledim. Hiçbir şey düşünemiyordum ve ona doğru adımlar atıyordum. Onun yanına gittiğimi anladığında bana bakarak gülümsemeye başlamıştı. Yanına gittiğimde bir anda ona “Benimle dans eder misin?” diye sormuştum. Bunu beklemiyordu ve şaşırmıştı. En az onun kadar ben de şaşkındım ama o cümle ağzımdan çıkmıştı ve geri dönüşü yoktu. Hemen şaşkınlığını giderip tekrar gülümsemeye başlamıştı ve artık beraber dans ediyorduk. Belki de bütün gün kafamda bunu kurmuştum ama olacağını hiç düşünmemiştim. Birkaç dakika önce utanan ben gitmiş yerine bambaşka biri gelmiş gibiydi ve çok mutlu gözüküyordu. Şarkı bittikten sonra ben geri yerime gitmiştim ve yüzümden bir saniye bile gülümseme eksik olmuyordu. Parti son bulduğunda en yakın arkadaşımla beraber yine bizim eve gidiyorduk. Eve girip pijamalarımızı giydikten sonra benimle konuşmaya çalışıyordu, bana bir şeyler söylüyordu. Bense bu sırada uykuya dalmış bir yerden sonra hiçbir şey duymamaya başlamıştım. Sabah gözümü açtığım anda bana çok mutlu bir şekilde bakıyor ve dün anlattıklarını tekrarlıyordu. Sorun ise benim doğru düzgün hiçbir şey hatırlamıyor oluşumdu. Bana, ben dans ederken çektiği fotoğraf ve videoları gösteriyordu. Ben tepkisiz bir şekilde telefon ekranına bakıyordum ve tepkisiz kaldığımı görünce sen iyi misin diye sormaya başlamıştı. Bense şaşkın bir şekilde “İnanmıyorum,bu sözler benim ağzımdan mı çıkmıştı?” dediğimde yüz ifadesi benimkiyle aynı şekli almıştı.

 

(Visited 69 times, 1 visits today)