Zeka mı, Çalışmak mı?

Pek çok insan zekanın varlığına inanmaz; ya da başarıya ulaşmanın yolunun zeka değil, çalışmak olduğunu düşünür. Aslında zeka ve emek, karşılaştırılmaması ve karıştırılmaması gereken iki önemli şeydir. Bu nedenle sadece ikisinden birinin varlığına inanmak oldukça yanlıştır. Zekanın başarıya etkisi göz ardı edilemeyeceği gibi çalışmak da harikalar yaratabilir.

Zeka, gerçekliği kanıtlanmış; insanın olayları algılama, tepki verme, sorunlara çözüm yolları bulma, düşünme eylem ve yetenekleridir. Yıllarca üzerinde çalışılmış ve hakkında bir sürü şey keşfedilmiş olan zekanın gerçekliği sorgulanamaz. Hatta çoklu zeka kuramını ortaya atan Amerikan psikolog Howard Gardner’a göre zekanın 8 türü vardır. Bunlar matematiksel (mantıksal) zeka, uzamsal zeka, sözel zeka, doğasal zeka, sosyal zeka, içsel zeka, müziksel zeka ve bedensel zekadır. Bu sekizinden en baskın olanları, bizim ilgi alanlarımızı ve hangi alanlarda başarılı olmaya yatkın olduğumuzu belirler. Örneğin okul hayatında başarılı olan ya da sınavlarda yüksek not alan öğrencilerin mantıksal ve sözel zekaları daha baskındır. Tıpkı müziksel zekası baskın olan birinin boş zamanlarında müzik dinlemesi veya yolda yürürken şarkı mırıldanması gibi. Yani IQ, Türkçesiyle zeka katsayısı fark etmeksizin başarılı olunabilir. Hangi alanda olduğu da zeka tipine göre değişkenlik gösterir.

Çalışmak ise bambaşka bir kavramdır. Başarılı olmak istenilen alanda emek harcamak, kendini geliştirmektir çalışmak. Mesela satranç oynamayı çok iyi bilmeyen biri her gün bir saat kursa gidip kendini akıl almaz derecede geliştirebilir. Bir bakarsınız ki turnuvalarda altın madalya kazanıyor. Bu kişi satrancın içinde bulunduğu uzamsal, yani görsel zekasını geliştirmiş olmayacaktır. Sadece satrançta ve ona benzeyen oyunlardaki başarısını geliştirmiş olacaktır. Fakat bu demek değil ki zeka türü her şeydir. Yeteri kadar çalışan insan görsel hafızasını geliştirip o tür oyunlarda ve hatta görsel hafızanın önemli olduğu günlük yaşamdaki durumlarda diğerlerine göre daha başarılı olur.

“Başarının yüzde 5’i zekâya, yüzde 95’i çalışmaya bağlı.” demiş Edison. Yani bir alanda başarılı olmak için çalışıp sınırları zorlamak şart. Fakat hangi zeka türünün bizde baskın olduğuna göre başarılı olma şansımız ve o alana ne kadar ilgi duyduğumuz değişkenlik gösterir. Demem o ki, zeka ve çalışmak birbirinden oldukça farklı iki şeydir ve ikisinin de gerçekliği kanıtlanabilir. Birbirleriyle karşılaştırılmamalıdırlar ve her ikisi de başarılı olabilmek için çok önemli unsurlardır.

(Visited 30 times, 1 visits today)