KARANLIĞIN İÇİNDEKİ IŞIK

  Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve ne yapacağımı bilemeden öylece etrafa bakakaldım. Sokak neredeyse tamamen boştu, yalnızca uzaktan bir köpeğin havlama sesi geliyordu. O an kalbim daha hızlı atmaya başladı. “Keşke annemle birlikte gelseydim.” diye düşündüm. Buraya gelmekle yanlış mı yaptım, emin değildim.

  Çantam omzumda ağırlaşmıştı. Uzun yolculuk beni oldukça yormuştu. Bir bankın üzerine oturup biraz dinlendim. Telefonumu çıkardım ama şarjım çok azdı. Yine de teyzeme mesaj attım: “Otobüsten indim, birazdan geliyorum.” Mesajı gönderdikten sonra içim biraz olsun rahatladı.

  Bir süre sonra kalkıp yürümeye başladım. Sokak lambalarının altında gölgem uzayıp kısalıyordu. Bu görüntü bana biraz korkutucu geldi ama durmak istemedim çünkü bir an önce eve ulaşmak istiyordum.

  Yolda küçük bir pastane gördüm. İçeriden gelen sıcak ışık ve mis gibi koku beni mutlu etti. İçeri girip bir simit aldım. Satıcı gülümseyerek “İyi akşamlar.” dedi. Bu küçük ilgi bile kendimi daha güvende hissetmemi sağladı.

  Yürümeye devam ettim. Az sonra teyzemin apartmanını gördüm. Pencereden ışık yanıyordu. Kalbim sevinçle doldu. Zili çaldım. Kapı açıldı ve teyzem beni sarılarak karşıladı. O an bütün korkularım kayboldu. Anladım ki bazen insan, karanlıkta bile umudu bulabiliyor.

(Visited 5 times, 1 visits today)