Bir sabah uyandığımda annem bana “Good morning.” dedi. Aslında çok şaşırmadım. Okula gitmek üzere evden çıktım. Apartman görevlileri de aynı şekilde “Good morning.” dedi. Aslında buna çok şaşırmıştım çünkü onların İngilizce bildiklerini hiç düşünmemiştim. Sonra okula gittim ve okuldaki çalışanlar da benimle İngilizce konuştu. İşte o zaman şaşkınlığım daha da artmıştı. Türkçe hocasına gidip yaşadığım olayları anlattım ama o da İngilizce cevap verdi.
Okuldan sonra annemle birlikte çıktığımız alışverişte herkesin İngilizce konuştuğunu fark ettim. Televizyonu açtığımda bütün yerli ve yabancı kanalların aynı dilde yayın yaptığını gördüm. Sonra dünyadaki bütün insanların aynı dilde iletişim kurdukları açıklandı. Ortak dil kullanımı zaman kayıplarını azalttı, herkesin birbirini daha iyi anlamasını sağladı ve iletişim bağlarını güçlendirdi. Farklı ülkelere gezilerde insanlar kendi ülkelerindeymiş gibi rahat hareket ettiler. Sanki dünya sınırları olmayan koskocaman bir ülke hâline geldi. Bilim ve teknoloji çok daha hızlı ilerledi, insanların her türlü bilgiye ulaşması daha kolaylaştı. İnsanların eğitim ve bilgi seviyesi çok yükseldi. Bu da dünyaya daha iyi bir iletişim sağladı.
