Bir hafta sonu sabahıydı. Uyandığımda mutfağa anneme yardım etmeye koştum. Sonra camdan “tık tık” diye bir ses geldi. Camı açtığımda gökyüzünden kelimeler düşüyordu. Aynı bir yağmura benziyordu. O sırada annem bana sarılıp “Hadi kahvaltıya” dedi. Sonra bir “sevgi” kelimesinin düştüğünü gördüm. Heyecanla dışarıya çıktım. O sırada gökten “merak” kelimesi düştü. Daha da merak ettim. Yürürken komşumuzu gördüm. Elinde poşetler vardı. Komşumuz yaşlı olduğu için yardım etmek istedim. Tam yardım edecektim ki gökyüzünden “yardım” kelimesi düştü. Sonra yardım etmeye gittim.
Daha sonra dışarıya çıkarken yaralı bir kuş gördüm. Yardıma ihtiyacı vardı. O sırada taş gibi yere çakılan kelime “acıydı”. Kuşu veterinere götürdüm. Sonra kuş sakince iyileşti. Kuşun iyileşmesiyle mutlu oldum. “Şefkat” kelimesi yere yavaşça indi.
Daha sonra kuşu artık bırakma zamanı gelmişti. Kuşu gökyüzüne doğru bıraktım ve uçmaya başladı. O sırada “umut” kelimesi rengarenk bir tüy gibi elime kondu.
Gökyüzünden Düşen Kelimeler
(Visited 1 times, 1 visits today)
