Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve bir süre olduğum yerde kaldım. Normalde bu durakta indiğimde çevre daha aydınlık olurdu ama o akşam her yer sessiz ve karanlıktı. Saatime baktım, geç olmamasına rağmen sokakta kimse yoktu. Ayakkabılarımın sesi boş yolda yankılanıyordu. Bu ses bile beni tedirgin etmeye yetmişti. Yavaş yavaş yürümeye başladım. Rüzgâr yüzüme çarpıyor, ağaçların yaprakları hışırdıyordu. Bir an arkamdan bir ses geldiğini sandım ve dönüp baktım. Kimse yoktu. Kalbim hızla çarpmaya başladı. Eve bir an önce varmak istiyordum. Tam o sırada yolun kenarında bir şey fark ettim. Küçük bir köpek çöp kutusunun yanında oturmuştu. Çok korkmuş görünüyordu. Yanına yaklaştım ve diz çöktüm. Elimi uzatınca kaçmadı. Üzerindeki tasma eskiydi. Belli ki kaybolmuştu. Onu orada bırakamazdım. Birlikte yürümeye başladık. Köpek bana eşlik edince kendimi daha güvende hissettim. Karanlık sokak artık o kadar ürkütücü gelmiyordu. Bir süre sonra köpeğin sahibini arayan bir adamla karşılaştık. Adam bizi görünce çok sevindi. Köpeğini teslim edince teşekkür etti. Eve vardığımda içimdeki huzursuzluk tamamen geçmişti. O akşam, korkunun paylaşıldıkça azaldığını ve yardım etmenin insana cesaret verdiğini öğrendim.
Karanlık Sokakta Bir Gece
(Visited 3 times, 1 visits today)
