Bir sabah kalktığımda hava çok kötüydü ve karanlıktı. Bunu odama güneş girmemesinden anladım. Perdeyi açtığımda ise kelimenin tam anlamıyla şok oldum. Havadan; merhaba, nasılsın, şoktayım gibi kelimeler düşüyordu. Annem beni babaanneme bıraktı ve işe gitti. Babaannemin evi Yusufların evine çok yakın olduğu için Yusuf’u bize çağırdım ve bahçede kelime yağmurunu test etmeye başladık. Çok eğlenceliydi. “Merhaba” deyince Yusuf’un üzerine “merhaba” kelimesi düştü. Yusuf ilk başta korktu ama sonra kendini çok iyi hissetti. Normalden çok daha fazla enerjikti sanki. Sonra Yusuf bana test amaçlı olarak “gıcık” dedi. Bu kelime içime girer gibi oldu. Bir anda göğsüme bir ok saplanmış gibi bir sancı girdi ve biraz halsizleştim, ardından da sendeleyerek yere düştüm. Yusuf bana eğilip “iyi misin Barış?” deyince bir anda o sancı yok oldu ve içimde çiçekler açtı. Ardından Yusuf “Sana sürprizdi ama şimdi söylüyorum, Poyraz buraya geliyor” dedi. İçimden “işte bu kişiler bu yüzden benim arkadaşlarım” diyerek gülümsedim. Aniden hoplaya ve zıplamaya başladım. Sanki sancı büyülü bir şekilde yok olmuş gibi. Sonra birden bire annemin sesi ile irkildim ve zıplayarak uyandım. Meğerse bunların hepsi bir rüyaymış. İşte o anda kelimelerin anlamlarının insanları ne kadar etkileyebileceğini anladım.
Kelime Yağmuru
(Visited 5 times, 1 visits today)
