Businesswoman facing a choice --- Image by © CJ Burton/Corbis

Kendinle Yüzleşmek

O gün küçüklüğüm gelip de kapımı çaldığında belki de sadece onu görmemiş gibi davranıp kapıyı açmamalıydım, bilmiyorum. Zoruma giden şey, sanırım gözleriydi çünkü benim tanıdığım çocuğun gözlerindeki parıltı ve bakışlarındaki merak hiç sönmezdi, karşımda duransa sadece olgun bir anlayışla bakıyordu bana. Hayır, bu ben olamazdım, benim tanıdığım Zeynep’in çoktan lafa girmesi gerekirdi, kırsa da mutlu etse de lafını esirgemeden konuşmalıydı.

Ama konuşmasına gerek bile kalmamıştı, o da bunun farkındaydı ki sadece beni izliyordu. Zaten dudakları aralansa bile ne diyeceğini az çok tahmin edebiliyordum; “Keşke aklından geçen her şeyi söylemeden düşünseydin.”,  “Keşke o gün onları söylemeye cesaret edebilseydin.”, “Keşke değerli olduğunu daha çok hatırlatabilseydin.”…

Evet, kuşkusuz söyleyeceği çoğu şey yapamadığı ve yaptığı şeylere karşı bir isyan olurdu. Sanırım güzel şeyleri; mutlulukları, heyecanları, başarıları daha sonra söylerdi çünkü yapamadıkları bütün yaptıklarına gölge olmuş bir kızın küçüklüğüydü o, benim küçüklüğümdü.

Ama yine de gurur da duyardı. Bence duyuyordu da. Zaten gözlerindeki o durgunluğa rağmen gülümsemesi de bunu anlatıyordu. Evet, yapmadığım ve yanlış yaptığım çok fazla şey vardı belki ama iyi ki yapmamışım dediğim ve iyi ki yapmışım dediğim çok daha fazla şey de vardı.

Ne yaparsam yapayım, ben değerliydim ve hiçbir şey için geç değildi. Daha önümde çok uzun bir yol olduğunu ikimiz de biliyorduk ve en kıymetlisi de yolun başından bunları fark edebilmiş olmamdı.

Çocukluğuma doğru diz çöktüm. “Benden istediğin bir şey var mı?” diye sorduğumda gülümsedi. “Yok daha neler, senden bir şey isteyim de yine kafana göre yorumlayıp başımıza iş aç, değil mi? Kalsın, bu halinden gayet memnunum.” Bana sarıldığında güldüm. Artık bunun benim küçüklüğüm olduğuna ikna olmak zor değildi, bu kız benden başkası olamazdı.

Kapıyı kapatırken hâlâ gülümsüyordum. Bir sürü pişmanlığım vardı belki ama onlardan çok daha fazla da mutluluğum vardı. Düşündüm ki bazen hiç pişmanlığının olmadan yol almaktansa pişmanlıklarından ders alarak yolunu şekillendirmek çok daha değerliydi.

(Visited 4 times, 1 visits today)