Bir Cuma günü önceki günlerde olduğu gibi erkenden uyandım. Yüzümü yıkadım ve kahvaltımı yaptım. Her şey yolundaydı. Okuluma doğru yürürken eski okulumdan bir arkadaşıma rastladım. Onunla uzun uzun sohbet ettik. Bu yüzden okula geç kaldım.
Sınıfa girdiğimde ders İngilizceydi ancak öğretmenimiz normalde hiç Türkçe bilmemesine rağmen Türkçe konuşuyordu. Bu durum beni çok şaşırttı. Dayanamayıp hocama sordum. Bana “Ben İngilizce bilmiyorum, sadece Türkçe biliyorum.” dedi. Şaşkınlığım daha da arttı.
Okul çıkışında eve gidip arkadaşlarımla oyun oynarken karşımıza İngilizce isimli biri çıktı. Onunla İngilizce konuşmayı denedim ancak bana “Türkçe ne dedin?” diye karşılık verdi. Yine büyük bir şok yaşadım. Arkadaşlarıma dönüp İngilizce konuşup konuşamadıklarını sordum. Hepsi “Hayır konuşamıyoruz” dedi.
O akşam ailemle dışarıda yemek yedik. Aynı soruyu onlara da sordum. Babam normalde çok iyi İngilizce konuşur. Ancak o da İngilizce bilmediğini söyledi. O an gerçeği anlamaya başladım. Bu dünyada artık sadece tek bir dil vardı ve o da Türkçeydi.
